Giriş |  Kayıt

Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver

28 Nis 2009 15:29

Süper Moderatör
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 14 Kas 2008 15:55
Başlıklar: 17709
Mesajlar: 18652
Çevrimdışı

Peygamberimiz her haliyle örnek bir babaydı. Özellikle kendi çocuk ve torunlarına çok düşkündü. Onlar için şefkatli bir baba, merhametli bir dedeydi. Kızı Fatıma ile arasında çok sıcak bir samimiyet vardı. Onu kendinden bir parça olarak görür, gözü gibi korurdu. Hz. Fatıma, babasına çok düşkündü, bunun için de çok benzerdi. Simasıyla, oturuşuyla, kalkışıyla, ahlakı ve edebiyle, her yönüyle tam babasının kızıydı. Peygamberimiz bir sefere çıkacağı zaman en son ona uğrar, dönüşünde ise önce onun yanına giderdi. Peygamberimizin evi ile Hz. Fatıma'nın evi yan yanaydı, arasında bir kerpiç duvar vardı. Çok sık görüşürler, çok sık birlikte olurlardı. Öyle ki, Hz. Fatıma babasını ziyarete geldiğinde, Peygamberimiz sevgili kızını karşılamak için ayağa kalkar, alnından öper ve yanına oturturdu.

***

O gün Hz. Fatıma'nın düğünü vardı. Mütevazı bir yemek hazırlandı ve davetlilere ikram edildi. Yemekten sonra Efendimiz, bir eliyle Hz. Ali'yi, diğer eliyle de Hz. Fatıma'yı tutarak evlerine götürdü. Fatıma'yı bağrına bastı. Daha sonra şu tatlı öğüdü verdi:
-Kızım, evimizden çıkıp, başka bir eve, ülfet etmediğin bir kimseye gidiyorsun. Sen kocana yer ol ki, o sana gök olsun! Sen ona hizmetçi ol ki, o sana köle olsun! Kocana yumuşak davran! Öfkeli hallerinde sessizce yanından kayboluver. Öfkesi geçinceye kadar ona görünme! Ağzını ve kulağını muhafaza et! Kocan sana fena söylerse, söylediklerini duyma ve sakın karşılık verme! Ona karşı gelme! Daima senden güzel söz işitsin, güler yüz görsün. Bu suretle sana iyi gözle baksın.

Sonra alnından öptü. Hazret-i Ali'ye teslim etti ve "Hanımın çok iyi bir hanımdır" buyurdu. Her ikisini de Allah'a emanet etti. Sonra mübarek eliyle kapının iki kanadını tuttu, bereket duası yaptı.

Peygamberimiz Hz. Fatıma'yı evlendirdikten sonra da ondan kopmadı, ilişkileri azalmadı; yine her sabah gider onları namaza kaldırırdı. Peygamberimiz bu taze yuvaya çok önem veriyor; Müslümanların geleceğini bu yuvanın etkileyeceğini bilerek onları yönlendiriyor, eğitiyordu. Hz. Ali ve Hz. Fâtıma arasında işbölümünü bizzat kendisi yapmıştı. Ev işlerini kızına, dışarı işleri de Hz. Ali'ye vermişti. Kendisi de bu konuda zaten tam bir örnekti. Hz. Aişe annemiz, Peygamberimizin evdeki halini anlatırken diyor ki:

"Herkes evinde ne yaparsa o da onu yapardı. Elbisesini yamar, ayakkabılarını tamir eder, koyunların sağar, kendi işini kendisi görürdü." (Huzur Ailede Başlar. Gül Yurdu Yayınları)

Geçtiğimiz Pazar günü Manhaim'de 'Bir baba ve eş olarak Peygamberimiz' konulu konuşmamı yaparken Peygamberimizin bu yönünü dikkate vermiştim. Özellikle onun gözden kaçan bu yönüne hepimizin çok ihtiyacı vardı. Çünkü o içimizden biri, aramızdan biriydi. Ama birinci ve bir inciydi.


Başa Dön Başa Dön
 
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver
 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz


Aranacak:
Geçiş yap:  

Site haritası


memurlar Toner windows 8 indir Grafik Tasarım kanal d oyunları silah oyunları araba oyunları ukash ukash kart maurers satılık daire kamp çadırı