|
sabah ve akşam bu karışımla cildinizi silin.
TEMİZLEME TONİĞİ
Tonik, ciltte kalmış kir, yağ ve temizleyici kalıntılarını temizler ve cildi tazeler. Temizleyicinin ardından sürülür. Aşağıdaki tariflerle hazırladığınız tonikten birkaç damla pamuğa damlatıp, silmeden, tamponlayarak cildinize uygulayın. Toniklemeden sonra yüzünüze maden suyu püskürtün ve kağıt mendille tamponlayarak kurutun. Sonraki aşama nemlendirme olacak.
a-) KARMA CİLTLER İÇİN
Malzeme:
Lavanta, melisa, papatya, hatmi çiçeği, yarım fincan saf alkol, içme suyu
NEMLENDİRİCİ Nemlendirme, çevrenin yol açtığı buharlaşma etkilerinin önlenmesine yardımcı olur. Nemlendirici cildi düzgünleştirir, dolgunlaştırır, gözenekleri kapatarak makyaj için iyi bir zemin hazırlar. Uygulama: Kaynamış suyun içine birer tutam lavanta, melisa, papatya ve hatmi çiçeği atın, 15-20 dakika demlendirip süzün. Saf alkol ekleyin. (Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında saklayın)
b – ) HASSAS CİLTLER İÇİN
Malzeme:
Biberiye, gül suyu Uygulama: Bir çorba kaşığı biberiyeyi, 300 ml. gül suyuna karıştırarak karanlık bir yerde saklayın. Bununla her akşam cildinizi temizleyin.
c -) KIRIŞIKLIKLAR İÇİN
Malzeme:
Yarım litre ılık su, 1 tatlı kaşığı karbonat Uygulama: Su ve karbonatı karıştırın. Pamukla, cildinize uygulayın. Malzeme: Havuç, zeytinyağı, limon Uygulama: Havucu rendeleyin. İçine zeytinyağı ve limon suyu ilave edip, yiyin. Bu karışım vücut için çok faydalıdır. Bağırsakları düzene sokar ve cilde nem sağlar. Peeling (Derinlemesine yüz temizliği)
Cildi ölü hücrelerden, biriken yağlardan ve siyah noktalardan arındırmak için, derin bir temizlik yapmalısınız. Bunu peeling, buhar banyosu veya maskelerle gerçekleştirebilirsiniz. İşte evde yapabileceğiniz basit peeling tarifleri: Malzeme: 1 kahve fincanı yulaf ezmesi, 2.5 çay kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı elma sirkesi, yarım tatlı kaşığı sıcak su Uygulama: Malzemeleri karıştırın ve cilde uygulayın. 15 dakika bekleyin ve yumuşak, nemli bir bezle ovarak çıkarın. Bol su ile yıkayın.
SİVİLCEDEN KURTULMAK İÇİN
Sivilceler her yaşta birçok insana sorun yaratır. Sivilceleri yok ederek daha sağlıklı ve güzel bir cilde kavuşmanın en güzel yolu yine doğadan geçiyor. Sivilceleri yok etmek için beraber bu basit formülü hazırlayalayabilirsiniz. Malzeme: 100 gram alkol, 6 adet aspirin Uygulama: Aspirini ezin ve alkolle karıştırıp 3 gün bekletin. Bu karışımla cildinizi her gün silin.
LEKELERİ YOK ETMEK İÇİN
Malzeme:
1 çay kaşığı amonyak, 1 çay kaşığı peridrol, 1 çay kaşığı saf su, 1 çay kaşığı sabun Uygulama: Kullanılmamış bir sabunu rendeleyin ve diğer malzemelerle karıştırın. Cildin hassaslığının ölçülmesi için önce elinizin üzerine deneyin, sonra lekelerin üzerinde bekletip, bol su ile yıkayın. Bu karışım haftada bir kez uygulanabilir. Dışarı çıkarken güneşten koruyucu ürünler kullanmaya dikkat edin.
ÇİLLERİNİ SEVMEYENLERE
Malzeme:
Keten tohumu Uygulama: Keten tohumunu kaynatın, suyu ile cilde masaj yaparak çillere ve lekelere maske olarak uygulayın. Bunları ihmal etmeyin
* Cildinizi güneşten koruyun: Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için her gün koruyucu krem kullanmalı. * Cildinizi aşırı sıcak ve aşırı soğuktan koruyun: Sıcak ve soğuk havalarda cilt nemini kaybeder. Özellikle kışın cilt tipiniz için uygun nemlendiricileri mutlaka uygulayın. * Sigara içmeyin: Sigara cildin ihtiyacı olan oksijeni azaltır ve cildin yenilenmesini engeller. Cilde solgun görünüm verir. * Cildinizi derin temizleyin: Bazı yaşı ilerlemiş bayanlar cildi kurutacağı ve kırışıklıkları artıracağı düşüncesiyle cilt temizliği yapmaktan kaçınır. Pamukla uygulayacağınız bir temizleyici kremin, birkaç dakika cildin üstünde kaldıktan sonra bol suyla yıkanması yeterli olur. * Cildinizi derin nemlendirin: Haftada bir, maske veya nemlendiricinizi bol miktarda kullanarak, cildinizi beş on dakika nemlendirmeye bırakın. * Cildinizde kan dolaşımını hızlandırın: Uygun kremlerle cildinize masaj yaparak, ciltteki ölü derinin atılmasını sağlayabilir ve kan dolaşımını hızlandırabilirsiniz. Bu, cildinizin yenilenmesine ve pürüzsüz bir görünüm kazanmasına yardımcı olur. * Sağlıklı beslenin: Vücudunuz için uygulayacağınız sağlıklı beslenme programı, cildiniz için de yararlıdır. Bol sebze ve meyve, bol lifli tahıllar, az yağlı, az şekerli ve az tuzlu besinler tercih etmelisiniz. Ve tabii bol su şart! * Sonbaharda: Cildiniz kuruysa baharat kullanmayın. Bol bol su için, salata ve sebzeye ağırlık verin. Yüzünüzü belli aralıklarla maden suyu ile yıkayın. Duşa girmeden önce badem yağı ile masaj yapın. * Kış aylarında: E ve C vitamini içeren besinler tüketmeye özen gösterin. Ispanak, marul, semizotu gibi yeşil sebzeleri çiğ olarak tüketin. Haftada bir gün yalnızca iki, üç litre sıkma meyve suyu içerek temizlenme kürü yapın. Açık havaya çıkarken cildinize bitkisel yağlar (susam, kayısı yağı gibi) veya nemlendirici kremler sürün.
ÇİN TIBBIYLA 4 ADIMDA 10 YAŞ GENÇLEŞİN
Ginseng çayı ışıl ışıl bir cilde kavuşmanızı sağlıyor, jojoba ve kişniş yağı ile yapacağınız bir cilt masajı derin kırışıkların giderilmesinde etkili oluyor. Şaşırtıcı ama gerçek! Geleneksel Çin tıbbı, birbirinden ilginç yöntemleriyle sizi 10 yaş gençleştirebiliyor. Uzmanlar ””güzel olmak istiyorsanız nefes almalı, düşünmeli, yemeli ve içmelisiniz”” diyor. Çünkü geleneksel Çin tıbbında güzelliğin ancak bir bütün olarak hareket edildiğinde korunabileceğine inanılıyor.
Geleneksel Çin tıbbına göre, sağlıklı ve güzel bir bedene sahip olmak için Chi” nin, yani yaşam enerjisinin vücudumuzdaki akışının dengeli olması gerekiyor. Ancak çeşitli fiziksel veya psikolojik nedenlerden dolayı Chi akışındaki denge bozulursa, işte o zaman pek çok sorun ortaya çıkabiliyor; hem sağlığınız bozuluyor, hem de cilt güzelliğiniz olumsuz yönde etkileniyor.
Dolayısıyla sağlık, güzellik ve gençlik için geleneksel Çin tıbbında sıkça uygulanan ve enerji akışının vücudumuzda dengeli bir şekilde dolaşımını sağlayan 4 felsefi yöntemi hayatımıza katmamız gerekiyor. Ying – Yang dengesi, 5 element öğretisi, Chi-Gong egzersizi ve Tuina masajı. Geleneksel Çin tıbbında hangi yöntemlerinin hangi sorunlara karşı etkili olduğunu ve bizi nasıl gençleştirip, güzelleştirdiğini Işık Terapi Merkezi” nden terapist Işık Kırgız anlattı.
YİNG – YANG DENGESİNİ SAĞLAYIN!
1:YİNG TİPİ Ying tipi kadınlar oldukça dişi bir figüre ve dolgun saçlara sahip oluyorlar. Ciltleri ise genellikle kuru ve hassastır. Kırışıklara ve selülite eğimli olmak ise ying tipi kadınların diğer özelliklerinden.
KOKU: Anason, fesleğen, limon, biberiye, portakal, gül ağacı veya tarçın… Bu meyve ve bitkilerin aroma yağlarını düzenli olarak koklamanızı öneriyoruz. İsterseniz seçtiğiniz bir bitki veya meyvenin aroma yağını şişeden koklayabilir, isterseniz 2 damlasını az miktarda suyun içine ilave ettikten sonra yağ lambasında buharlaştırabilirsiniz. Siz de çevreye yayılan bu nefis kokuyu içinize çekip, aroma yağının gücünden yararlanmış olursunuz.
ÇAY: Vücudunuzun zayıf olan Yang yönünü tetiklemeniz için size orijinal bir reçete sunuyoruz: Kabuğunu soyduğunuz 2 santim uzunluğundaki ginseng kökü, yine 2 santim uzunluğundaki meyan kökü ve 4 adet hurmayı, bir litre suyun içinde bir saat boyunca kaynatın. Ardından tüm malzemeleri süzgeçten geçirin. Tez canlı ve iştahlıysanız, hazırlamış olduğunuz ginseng çayı bu sorunlarınızın hafiflemesine yardımcı olacak BESLENME: Avokado, pırasa ve bitkisel yağları tüketmeye özen gösterin. Zencefil, sarımsak ve dereotu da bedeninize iyi gelecek.
2. YANG TİPİ Gerçek bir enerji deposu, dışa dönük bir kişilik ve fit bir beden” Bu üç özellik sizi iyi tanımlıyor mu? Yanıtınız ”evet” ise o zaman sizde muhtemelen yang kutbu üstün gelmiş. Bu gruba ait olan kadınların ciltleri ve saçları genellikle nemden yoksun ve yağlı bir özellik sergiliyor. Zaman zaman ortaya çıkan sivilceler de yang tipi kadınların baş etmek zorunda kaldıkları bir başka sorun. Bunların yanı sıra yang tipinde bağ dokuları gergin, kaslar da şekillenmiş oluyor.
KOKU: Mine çiçeği, papatya, lavanta, lotus, yasemin ve melisa gibi aromatik yağlar zayıf olan ying yönünüzü güçlendirir, yang yönünüzü ise zayıflatır. Siz de bu kokulardan yararlanarak güzelliğinize güzellik katabilirsiniz.
ÇAY: Yarım fincan kurutulmuş orkide çiçeği ile bir santim uzunluğundaki meyankökünü 1 litre suda 20 dakika boyunca kaynattıktan sonra süzgeçten geçirin. Çayınızı 1 tatlı kaşığı balla tatlandırıp afiyetle için. Cildinizin ve saçlarınızın kısa sürede güzelleştiğini görünce şaşıracaksınıız
BESLENME: Yang tipi kadınlar şiddetli açlık krizlerine yakalanabiliyorlar. Domates, salatalık, muz, karides ve tofu, Yang tipi kadınların sakinleşmelerine yardımcı oluyor.
5 ELEMENT ÖĞRETİSİNE KULAK VERİN! METAL Derin kırışıklar veya yanaklarda oluşan sivilceler, vücudunuzdaki metal elementinin denetlediği akciğerinizde sorun yaşadığınızı gösterebiliyor. Geleneksel Çin tıbbı uzmanlarına göre; yaşam enerjiniz olanChi” nin vücudunuzda tekrar serbestçe dolaşabilmesi için cildinizi çimdiklemelisiniz. Bir yemek kaşığı jojobo yağını, bir tasın içinde 1 damla kişniş yağı ile karıştırdıktan sonra yüzünüze sürün. Ardından cildinizi baş, işaret ve orta parmaklarınızın arasına alıp, birkaç kez yukarıya doğru çekiştirin.
SU Saçlarınız zayıf veya gözleriniz şiş mi? Bu sevimsiz görüntüler, su elementinde bir sorun yaşandığına işaret ediyor olabilir. Ve, bu da geleneksel Çin tıbbına göre böbreklerle yakından ilgili.
Sorununuzun çözümü ise aslında çok kolay: 3 yemek kaşığı badem yağını, derin bir kabın içinde birer damla tarçın ve zencefil yağıyla karıştırın. Hazırlamış olduğunuz karışımı, partneriniz, parmaklarla 8 rakamı çizer gibi, sırtınızdan kalçanıza, ardından da ensenize doğru masaj yaparak vücudunuza yedirsin. Bu masaj, göz kapağında bulunan kılcal damarlardaki lenf sıvısının yeniden akıcı hale gelmesini, saçlarınızın da daha güçlü ve daha volümlü olmasını sağlıyor. ATEŞ Hassas, solgun ve kızarık bir cilt, duygusal açıdan da hassas olan ve her sorunu içine atan kadınlarda ortaya çıkıyor. Dolayısıyla geleneksel Çin tıbbının ateş elementini kalple bağlantılı tutmasına şaşmamak gerek. Bu önerimiz, cildinizde ortaya çıkan yanmaların, kızarıklıkların ve içsel sıkıntılarınızın hafiflemesine yardımcı olacak: Bir yemek kaşığı badem yağını, derin bir kabın içinde bir damla lavanta yağıyla karıştırın. Hazırlamış olduğunuz bu karışımı yüzünüze ve sol göğsünüze özenle masaj yaparak yedirin.
TOPRAK Kurumuş dudaklar, zayıf bağ dokuları ve selülitler, vücudunuzdaki toprak elementi ile mideniz arasındaki dengede sorun yaşandığının habercisi olabiliyor. Bu banyo kürü, vücudunuzun tekrar dengeye kavuşmasını sağlayacak: İki portakalı küçük küçük dilimledikten sonra bir litre suyun içinde 5 dakika boyunca kaynattıktan sonra süzgeçten geçirin. Ardından 10 damla kakule yağını ve 3 yemek kaşığı gül suyunu portakal suyuna ilave edin. Hazırladığınız bu karışımı küvetin içine dökün AĞAÇ
Kırılgan tırnaklar ve göz çevresinde oluşan kırışıklar ”ağaç” elementinin tipik bir sorunu. Çünkü bu element de, tıpkı bir ağacın dallarını gökyüzüne doğru uzattığı gibi, vücudumuzun gelişiminden sorumlu. Ağaç elementinin vücuttaki izdüşümlerinden biri de karaciğer. Dolayısıyla dekolte peelingi ile karaciğerinizi desteklemelisiniz. Derin bir kabın içinde, 3 yemek kaşığı pirinci, 3 yemek kaşığı jojoba yağını, 1 yemek kaşığı aloe vera jelini ve 3 damla biberiye yağını karıştırın. Daha sonra bu karışımı nemli cildinize masaj yaparak özenle yedirin. APRİCOT LİFE Kayısı da yapılan zayıflama ve kayısı diyeti dünyada yıllarca kullanılan bir sistemdir. Kayısı kalorisi düşük yüksek oranda lif içeren meyve olması gıda katkısı olarak kullanılmakta gelişmiş ülkelerde kayısı unu çocuk gelişimi ve obezlikte uzaklaştırılmak için kullanılmaktadır.Kayısı unu ülkemizde yapılmamaktadır. Biz ise yabancı proje ortağımız olan sayın hansler ile türk alman iş birliği ile APRİCOT LİFE gıda destek ürünü dünyada kendini ısbatlıyan kayısının diyet ve zayıflama alanında bu ender gıdanın haklılığı isbatlanmıştır.Ürün tamamen doğal olup lifli gıdalarda elde edilen lifler ile zayıflamanıza yardımcı olacaktır.
APRİCOT LİFE İyi bir enerji kaynağıdır. Kendinizi daha zinde hissetmenizi sağlar.
APRİCOTT LİFE Günlük şeker ihtiyacınızı sağlayarak tatlı türlerinde uzaklaşmanıza yardımcı olur. Kilo kontrolünüze katkıda bulunur.
APRİCOT LİFE Bulantı yapmaz .
APRİCOT LİFE Şişkinlik hissi yaratmaz.
APRİCOT LİFE Gıda takviyesidir.
APRİCOT LİFE İştahınızı güvenle azalttığı ve günlük kalori alımınızda fazla ihtiyacınız olmadığını göreceksiniz
APRİCOT LİFE Kilo kontrol programına yardcımcı olan yeni ve çığır açıcı bir buluştur.
APRİCOT LİFE İçeriğinde bulunan kayısı unu ve kayısının faydaları aşşağıda çıkartılmıştır
KAYISININ BESİN DEĞERİ
Kayısı Meyvesinin Tüketim AlanlarıDünyada üretilen kayısının önemli bölümü sofralık olarak tüketilmektedir. Ancak kayısıda hasat döneminin kısa olması ve taze kayısının çabuk bozulması nedeniyle kayısı daha çok kurutularak veya işlenerek değerlendirilmektedir. Dünya yaş kayısı üretiminin yaklaşık % 20-25’lik kısmı kurutulmaktadır. Sofralık ve kurutmalık olarak değerlendirilen kayısıdan geriye kalan kısmı ise işlenerek değerlendirilmektedir.
Kayısının Besin Değeri Kayısı insan sağlığı bakımından önemli bir yere sahiptir. pH’ı 3-4 arasında değişen taze kayısı dokuz farklı şeker, on sekiz serbest amino asit, zengin A vitamini ve beta karoten, yüksek miktarda potasyum ve demir elementi ihtiva etmektedir. Yaş meyvede çağla döneminde yüksek olan C vitamini (50-60 mg/kg) meyvenin olgunlaşması ile birlikte azalmaktadır (30-50 mg/kg).
Kayısının İnsan Sağlığı Bakımından Önemi Kayısı, insan vücudunun günlük enerji ve protein gereksiniminin karşılanmasında çok az katkıda bulunmakla birlikte mineral maddelerden potasyum ve vitaminlerden ß-karotence çok zengindir. A vitaminin öncül maddesi olan ß-karoten vücudu ve organları saran epitel doku, göz sağlığı, kemik, diş gelişmesi ve endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. Bu görevlerinden başka A vitamini üreme ve büyümede, enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasında önemli rol oynar.
Diğer taraftan A vitamini normal vücut hücrelerinin kanserli hücreye dönüşmesinin başlıca sorumlusu olan aktif karsinojenlerden tekli oksijenin oluşmasını önlemekte veya oluştuktan sonra etkisiz hale getirmektedir. Ayrıca A vitamini organizmanın ve sağlıklı hücrelerin direncini artırarak kansere karşı koruyucu görevi yapmaktadır. Bu koruyucu aktivite sigara ve alkol kullananlar için daha da önemlidir. Serbest radikallerin oluşumuna ve hücre ölümüne neden olan protein ve yağ asitlerinin bozulma tepkimelerini önlemektedir. Kayısının sodyumca fakir potasyumca zengin olması nedeniyle kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit siroz tedavisinde olumlu etkileri olduğu bildirilmektedir.
Kuru kayısının beslenme ve sağlık açısından en önemli bileşiklerinden birisi de diyet lifidir. Kuru kayısının 100 g’da yaklaşık olarak 24 g diyet lifi bulunur. Yetişkin bir insanın günlük diyet lifi gereksinimi ise 25 gramdır. Diyet lifi sindirim sistemimizde salgılanan enzimler tarafından hidrolizlenemeyen polisakkarit ve lignin gibi bileşiklerden oluşmaktadır. Diyet lifi kabızlık, irritabl kolon sendromu, apandisit, hemoroid, diş hastalıkları, şişmanlık, şeker hastalığı, kroner kalp hastalıkları ve klon kanseri gibi hastalıkların oluşum riskini azaltmakta, bağırsakların düzenli çalışmasını sağlamaktadır.
DOĞAL ELMA SİRKESİ
Elma sirkesinin, ciltteki lekelerden fazla kilolara, sağlıksız saçlardan varisli damarlara kadar birçok derde deva olduğu bildirildi. Elma sirkesinin özellikle pırıl pırıl saçlar, lekesiz bir cilt ve incecik bir vücuda kavuşmada çok önemli katkılar sağladığı vurgulandı. Elma sirkesiyle cilt güzellik seansını herkes evinde kolayca uygulayabilir. Bugüne kadar sadece sofrada kullanılan elma sirkesinin cilt güzeliği için doğurduğu ”inanılmaz” sonuçlar ise şöyle sıralanıyor:
Kepeksiz saçlar: Saçınızı yıkadıktan sonra, son durulama suyuna elma sirkesi ekleyin. Saçlarınızın kepekten arındığını ve parlaklaştığını göreceksiniz.
Akne tedavisi: Su ile seyreltilmiş elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, antiseptik özelliği ile akneye neden olan mikropları öldürecektir.
Ciltteki lekelere: Dörtte bir litre suya, üç çorba kaşığı elma sirkesi ekleyip, kaynayıncaya kadar ısıtın, ateşi kısın. Başınıza bir örtü örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü silin. Haftada iki kez tekrarlayabilirsiniz.
Varisli damarlara: Bir bezi elma sirkesine batırıp sıkın. Bezi varisli bölgeye sarın ve 30 dakika bekletin. Bu süre içinde bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin. Sabah-akşam tekrarlayın.
Zayıflamak için: Bir bardak suya bir-iki kahve kaşığı elma sirkesi ve bir kahve kaşığı bal ekleyip, karıştırın. Uygun bir rejimle birlikte kullanıldığında, düzenli kilo vermenize katkı sağlar. AKNELER ARTIK DERT DEĞİL!
Akneleriniz güzelliğinizi lekeliyorsa, sorununuzun çözümü oldukça kolay.. Aknelerden kurtulmak için İhtiyacınız olan temizleyiciler, ıslak pamuk ve su.. İşte adım adım aknelere veda etme yolları.. İlk adım: Hayatınızda hiç sivilcelerinizi sıkmamış olabilir, sabun, diyet ve deterjan gibi etkenler akne oluşumunu tetikliyor olabilir. Bu nedenle bunları değiştirin ya da kullanım sonrası akne oluşup oluşmadığını takip edin
İkinci adım:
Bir ay boyunca aknelerin oluşumunu, beslenmenizi not edin. Ne zaman artıyor, hangi dönemlerde kayboluyor bunu izleyin.
Üçüncü adım:
Düzenli olarak yüzünüzü sadece suyla yıkayın. Günde bir kez de, cildinizi yüz temizleyici pamuklarla temizleyin. Pamuklu bir bezle cildinizdeki ölü hücreleri hafifçe sürterek temizleyin. Pul pul dökülen ölü hücreler gözenekleri tıkar, bunları temizlediğinizde cildiniz nefes alacak. Tıkanmış gözenekler, kıl kökleri tarafından üretilen doğal yağ ”sebum”un dışarı çıkamamasına neden olur. Gözenekleriniz açık olduğunda ”sebum” rahatlıkla gözeneklerden dışarı çıkabilir. Aşırı sıcak su cildi kurutur ancak gözenekleri de açar. Sıcak suyla yüzünüzü yıkadıktan sonra soğuk suyla da yıkayarak gözeneklerin kapanmasını sağlamalısınız.
Dördüncü adım:
Yaz döneminde sivilceler ya da akneler artar. Bu dönemlerde bunları sıkmak yerine okaliptus yağı gibi doğal alkol içeren temizleyicileri kullanın. Akne oluşumunu hemen geçirmese de, zamanla gözeneklerin temizlenmesini ve kapanmasını sağlar. Beşinci adım:
Tahriş edici sabunlar cildinizi kurutmaktan başka işe yaramaz. Cildinizdeki problemleri daha da artırır. Bu nedenle akne sorununuzla tek başınıza mücadele edemiyorsanız bir dermatoloğa başvurun ve cildinizi daha fazla yıpratmadan uygun tedavileri tercih edin.
GÜZELLİK SIRLARI
Tabiatın sunduğu nimetleri güzellik ve sağlık için kullanmak artık bir çok insanın inandığı yöntem.. Sağlık ve güzelliğin ayrılmaz bir ikili… İyi hissetmek ve harika görünmek için doğa her aşamada yol gösteriyor. Naturel olan her şey, cilt ve ten için pozitif sonuçlar yaratıyor. Toprak ana koynundaki mineralleri, vitaminleri üzerinde yeşeren bitkilere armağan ediyor. Bizler de bu nimetleri keşfederek insanlığın hizmetine sunmaya çabalıyoruz… Ancak bir sorunu aşmak için, önce o sorunu iyi bilmek lazım. Bu kez cildin bazı düşmanları üzerinde durmak istiyoruz. Hava kirliliği, stres ve yanlış bakım kremleri güzellik için son derece olumsuzluk yaratıyor. Öte yandan kış aylarında da ciddi cilt sorunları ortaya çıkıyor. UV ışınları artık daha az diye korunmasız gezen insanların bir süre sonra cildinde lekeler başgösteriyor. Sigara içenler ise bu koşullardan daha fazla etkileniyor. Bu olumsuz şartlarda cilt nem dengisini kaybediyor ve kırışıklıklar kendini göstermeye başlıyor. Özellikle açık tenli olanlar bu mevsimde bile güneşe karşı duyarlı. Yanak, alın ve elmacık kemiklerinde görülen lekeler ve kızarıklıklar kadınları çok düşündürüyor.
Sizlere önerdiğimiz bitkisel formüller hakkında gelen maillerden bilgi sahibi oluyoruz. Cildinizin artık eskisi gibi olmadığını, sorunlardan kurtulduğunuzu yazıyorsunuz. Doğal yaşam ve doğal bakımın sonuçları da doğal bir güzellik. Bu konuda doğanın sizi yanıltmayacağı da açık.. Şimdi hem bayram için hem de diğer zamanlar için bazı öneriler vereceğiz size.
Gül güzelliği Üç avuç taze gül yaprağını bir tencereye koyun. Beş dakika bir bardak saf su ekleyerek pişirin. Ateşten indirin ve süzün. (Ilık olana kadar bekleyin) Ihlamur yaprağını döverek toz haline getirin ve bu suya ekleyin.. İçine bir çay kaşığı taze kaymak ekleyin. Ve bir çay kaşığı da süzme bal katın. bir çorba kaşığı Kestane ununu da ekleyin ve yoğurun.. İşte size doğalgül kremi! Cildin parlak olması sağlar. Maskeyi olarak haftada bir uygulayın..
Limonlu tonikle sağlıklı saçlar
İki limonun kabuklarını ince bir şekilde soyun. 750 gram içme suyunu kaynatın. Soyduğunuz limon kabuklarının üzerine bu suyun bir kısmını dökün. Ve başka bir kapta 20 dakika kaynatın. Geri kalan suyun içine 50 gram kadar beyaz yağlı sabun koyun. (Doğal sabun olmalı) Sabun kaynar suda çözülsün. Sabun eridikten sonra karışıma 10 gram potasyum karbonat ilave edin vE 5 dakika bir kapta kaynatın. Ocaktan alıp soğutun.
Diğer bir tencerede hazırladığınız limon kabuklarını bir süzgeçten geçirip ve iyice ezin. Sonra sabun çözeltisini ve limon suyunu ekleyin. Başka bir kaba 7 damla limon yağını koyun. Üzerine 50 gram alkol ilave ederek bu yağı çözün. Bu karışımı da ilk hazırladığınız karışıma ekleyin. İyice soğuduktan sonra bir şişeye koyun. Bu hazırladığınız tonik (birn anlamda ev yapımı doğal şampuan) ile saçlarınızı haftada bir yıkayın. Ama yıkadıktan sonra birkaç kez durulamanız gerekir.
Kahve telvesi ile Peeling
Kahveyi içince telveyi atmayın. En güzel peeling maddesidir aslında. Bu telveyi yüzünüze sürün. Ve kuruyana kadar bekleyin. Sonra dairesel hareketlerle kuruyan telveyi yüzünüzden çıkarın. Daha sonra yüzünüzü iyice yıkayın.
Güzel bir boyun için
Bir de boyun için özel formüller vereceğiz. Çünkü boyun daha kısa sürede kırışıyor. Ve insanı yaşlı gösteriyor. Bununla ilgili olarak bitkisel yolları denerseniz olumlu sonuçlar size mutlaka geri dönecektir.
Boyun için özel maske:
Patatesi iyice yumuşayıncaya kadar haşlayın ve soyun. içine bir yumurta sarısı, bir çay kaşığı bal, bir çay kaşığı zeytinyağı ilave edin. Bu maskeyi boynunuza sürün ve yarım saat yatıp dinlenin. Sütle gelen dirilik Süt hem yüz hem de boyun için güzel sonuçlar doğuran bir besin.. Boyun için yapılacak şey çok basit: Bir su bardağı süte biraz su ilave edin. Bu su ile boynunuzu yıkayın. Kuruduktan sonra tekrar yıkayın bunu 10 dakika içinde bir kaç kez tekrar edin. Ardından (Yarım saat sonra) soğuk su ile boynunuzu yıkayın. Bu kompres boyuna canlılık kazandırır. Haftada iki gün uygularsanız bir süre sonra dirilik ve pürüzsüzlük kazanır..
Doğa elleri güzelleştirir Güzel ellere sahip olmak için doğal yağlardan yararlanmayı denediniz mi. Bu pratik yöntem ellerin güzel kokmasını sağlar. 3 damla lavanta yağı, 2 damla bergamot yağı ve 10 damla badem yağını bir kaba koyun ve ve 1 tatlı kaşığı gliserin ilave edin. iyice karıştırın. Bir başka yerde suyu ısıtın ve sıcak su dolu bir kaba bu malzemeleri koyun. Bu kaba ellerinizi sokun ve 20 dakika bekletin. 20 dakika sonra ellerinize masaj yapın. İşlem bittikten sonra yumuşak ve güzel ellere sahip olacaksınız..
Kuru ve mat ellere jojoba
Kimi eller kuru ve mat renkte gözükür. Bu görünümü gidermek için bir yemek kaşığı pirinç unu gerekir önce. Bu una bir çay bardağı süt katın. için bir miktar jojoba yağı (Bir kaşık olabilir) ilave edin, tekrar karıştırın. Elinize bu karışımı sürün.. 10 dakika sonra ellerinizi muslukta yıkayın. Devamlı yaparsanız elleriniz güzelleşir.
DOĞAL SAÇ BAKIMI
Hepiniz uzun ve sağlıklı bir saça sahip olmak için onu sürekli kestirmeniz gerektiğini duyarsınız. Aslında sürekli saçınızı kestirmek sadece onun daha kısa olmasını sağlar. Sağlıklı olması ile hiçbir ilgisi yoktur. Saç uzunluğu kafanızın şekli ve genişliği ile orantılıdır ve yeni teknolojilerle bile bunu değiştirmenize olanak yoktur. Sağlıklı ya da sağlıksız saç yoktur. Saçımız aslında ölüdür. Ölü olmasaydı kesildiğinde canımız yanmazmıydı? Eğer saçlarınızın ucu kırılmamışsa ya da boyama yüzünden hasar görmemişse onu sürekli kestirip sağlıklı ve uzun yapmaya çalışmak yanlış bir şey. Sadece stil değişikliği düşünenler için sık saç kestirilmesi önerilebilir. Saçınızın sağlıklı olması için yapabilecekleriniz: * Günlük olarak pahalı olmayan bir Vitamin alın. * Saçınızı fazla taramayın. Sadece gerektiğinde şekil vermek için tarayın. *Kaliteli bir tarak ya da fırça kullanın. Keskin metal ya da plastik uçlar saçlarınızın uçlarının kırılmasına neden olur. * Kaliteli saç ürünleri kullanın. Çoğu alışveriş merkezlerinde satılan şampuan ve saç ürünleri aslında birçok kötü kimyasal maddeyi içlerinde bulunduruyor. Mesela ”ammonium laurel sulfate” , ya da silikon içeren ürünler saçınızı kurutarak daha kolay kırılmasına neden olabiliyor. İçlerinde birçok koruyucu madde bulunduğunu iddia eden bu ürünler saçınız için aslında en büyük tehlikeyi oluşturuyor. * Saçınızı sıkı bantlarla toplamayın. Bırakın rahat kalsın. Bu tür toplama şekilleri de kırılmalara neden oluyor.
Sıcak yağ tedavisi Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır
Hintyağı tedavisi Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.
Zeytinyağı ve bal tedavisi Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.
Protein tedavisi Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.
Kakao yağı tedavisi Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.
DÖRT ŞİFALI BİTKİ
Hazımsızlık, yorgunluk, kötü nefes kokusu ve reflü… Bu sorunların çaresini her zaman ecza dolabınızda mı arıyorsunuz? Bide şifalı bitkileri denemeye ne dersiniz ?
HAZIMSIZLIK MELİSANE SAĞLIYOR? Şifalı bitkilerle uğraşan uzmanlar, melisanın hazımsızlığa karşı birebir olduğunu söylüyorlar. Ayrıca antideprasan özelliği olan bu bitki, kendinizi kısa bir sürede iyi ve daha mutlu hissetmenizi sağlayabiliyor. Aynı zamanda, anksiyete ve uyku problemlerini gidermede de etkili olan melisanın hafızayı güçlendirdiği de biliniyor. BUNU DENEYİN: Hazımsızlıktan yakınıyor ve melisanın olumlu etkilerinden faydalanmak istiyorsanız, 3–4 çay kaşığı kuru melisa yaprağıyla demlediğiniz çaydan günde 2 fincan için.
MİDE BULANTISI PAPATYA NE SAĞLIYOR? Papatya sindirim sistemi üzerinde pek çok olumlu etkiye sahip bir bitki ve mide spazm ve kramplarını da önlüyor. Bu özelliğiyle de mide bulantısının yanı sıra, şişkinlik, hafif gastrit semptomları ve gaz şikâyetlerini gidermede de etkili olabiliyor. Uzmanlar, papatyanın araba ve gemi yolculuklarında oluşan bulantıları önlemede de etkili olabileceğini belirtiyor. BUNU DENEYİN: Marketlerde hazır satılan papatya çaylarını deneyebileceğiniz gibi aktarlardan kuru papatya alıp kendi çayınızı kendiniz de demleyebilirsiniz. Ayrıca büyük bir kapta demlediğiniz papatya suyuna batırdığınız minik bir havluyla karnınıza 20 dakika boyunca kompres yapmak da bulantınızı hafifletecektir.
HALSiZLiK GİNSENG NE SAĞLIYOR? Ginseng, özellikle Uzakdoğuluların enerji kaynağı olarak kullandıkları ve asla vazgeçemedikleri bitkilerin başında geliyor. Aynı zamanda hafızayı güçlendiren, anksiyete ve huzursuzlukla da savaşan ginsengten bol bol tüketmek, oruç tutanların sık sık yaşadığı halsizlik ve yorgunluk sorununa karşı ida oldukça yi geliyor. BUNU DENEYİN: Ginseng kökünü aktarlardan temin edebilir, bununla çay demleyebilir ya da yemeklerinizin içine rendeleyerek kullanabilirsiniz. (Günde yaklaşık 1 – 2 gr.) Ayrıca doğal ürünler satan mağazalardan aldığınız ginseng haplarını bir uzmana danışarak kullanabilirsiniz.
KÖTÜ NEFES KOKUSU BİBERİYE NE SAĞLIYOR? Sindirim sistemini düzenlemek için kullanılan biberiye kötü nefes kokusunu gidermede son derece etkili. Ayrıca açlık nedeniyle oluşan başağrılarını gidermek için de biberiye yapraklarını parmaklarınızın arasında sıkabilir elinize gelen yağı, şakaklarınıza sürüp hafifçe ovabilirsiniz. BUNU DENEYİN: Taze biberiye yapraklarını salata ve et yemeklerinin üzerine lezzet vermek için serpebilirsiniz. Kurumuş biberiye yapraklarını ise çay demlemek için kullanabilirsiniz.
GÖZALTI MORLUKLARI
Bazı insanların gözlerinin altında, sanki bir darbe görmüş gibi mosmor bir hare oluşur. Bu koyu gölgeler kimi zaman gençlere de uğrar. Bunlarla baş etmek genellikle zordur. Ama nedenlerini ortaya çıkarabilirsek, hafifletilmesi veya tedavisi mümkün olabilir. En azından artması önlenebilir. Öte yandan bazı kozmetik önlemlerle görünümü tamamen düzeltebiliriz. Bu lekelerin en yaygın nedeni; cildin zamanla incelmesi sonucunda kılcal damarların görünür hale gelmesidir. Güneş ışınları bu sorunu adamakıllı arttırır. İkinci bir neden; alerjiler veya yüksek ateşle seyreden hastalıklardır. Bazı gıdalar, polen, toz, kedi tüyü kimilerinde öyle bir kaşıntı, hapşırma ve göz sulanmasına neden olur ki, bu kişiler gözlerini ovuşturmadan yapamazlar. Sonuç içi kızaran, dışı moraran gözlerdir! Gözaltındaki mor hareler çoğunlukla kalıtsaldır. Genellikle çok beyaz tenli ve göz çukuru derin olanlarda meydana gelir. Fizyolojik nedenler arasında vücudun fazla su tutması veya su kaybı, aşırı tuz tüketimi, sigara içmek, kalp hastalıkları, böbrek ve karaciğer hastalıkları birinci sırada yer alır. Tabii uykusuzluk, kansızlık ve demir eksikliği gibi sorunların tümü, gözaltındaki lekelerle kendini ifade eder.
Önlemler neler? Bu koyu halkaları kısmen düzelten, artmasını önleyen bazı çareler biliyoruz. Her şeyden önce, vücudunuzu susuz bırakmayın. Sonra son derece hassas olan göz çevresini güneşten koruyun, uykunuza özen gösterin, yüzünüzü soğuk su ile yıkayın, tuzu azaltın, bol bol balık, sebze ve meyve tüketin. Üzüm çekirdeği extresi, C vitamini ve diğer antioksidanlar kılcal damarların güçlenmesine ve cildin gelişmesine yardımcı olur. Bunlardan yararlanın.
Tedavi şekilleri Gözaltı morluklarına salatalık ya da patates halkalarının veya çay kompreslerinin iyi geldiğini çoğumuz biliyoruz. * Size tavsiyem bu malzemeleri poşetle değil taze olarak ve buzdolabında soğutarak uygulayın. * K ve C vitamini içeren göz çevresi kremleri kullanın. * Dolgu tekniği ile gözaltını hafifçe kalınlaştırdığımız zaman morluklar ortadan kalkıyor, görünüm düzeliyor. * Özel bir teknikle yapılan gözaltı mezoterapisi de son derece güzel sonuçlar veriyor. * Birçok durumda lazer peeling gözaltı morluklarını hafifletir. Ancak biraz sıkıntılıdır. * Radyo frekansı ile yapılan yüz gençleştirme seansları hem zahmetsiz hem de gayet etkilidir. * Bu yıl fraksiyonel lazer (çok küçük delikler açan bir cihaz) ile gözaltı morluklarında harika sonuçlar alıyoruz. İyileşme süreci çok daha kısa olan bu yeni lazer tekniği ile yaklaşık 3 seansta gözaltı morluklarını büyük ölçüde hafifletebiliyoruz.
BİTKİSEL GÜZELLİK SIRLARI
Her kadının hayali güzel bir görünüme sahip olmaktır. Siz de genç ve güzel görünmek istiyorsanız bu altı ipucunu dikkate almalısınız. Parlak saçlara sahip olun Saçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz? İşte işe yarayacak bazı öneriler: Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınızın diplerinden başlayarak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın. Bir başka öneri ise şöyle; 1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı karıştırın çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın.
Salatalık sürün canlanın Salatalık ile cildinizi canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için her gün1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz.
İyi bir uyku çekin Cildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgara karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.
Kırışıklıklara meyve Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu açıkladı. Araştırmacılar; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi koruduğunu belirtiyor. Cildi güneş ışınlarının etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma ve çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiği gözlendi.
Dudaklar balla parlasın Bal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici özelliklere sahip. İşte çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı: 1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan balmumunu, mikrodalga fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2 kaşık balı ilave edip karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı kapaklı minik kaplara döküp kullanın.
Kuru cildin ilacı gül Yağlı cilt kadar kuru cilt de sorun yaratır. Özellikle soğuk aylarda kuru cilt yeteri kadar beslenmezse, çatlaklar ve tahrişlere açık hale gelir. Kuru bir cildiniz olduğundan yakınıyorsanız gülden yararlanabilirsiniz. Gül suyu ve gül yağı kozmetikte de oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Üç damla gül yağını, üç damla lavanta yağı ile karıştırarak cildinize sürün. Cildinizin bir anda gerginlikten kurtulduğunu hissedeceksiniz
HERBALİST LEYLA ÇABUK Yurtiçi ve Yurtdışından pek çok insanın kapısını çaldığı Leyla Çabuk meslek sırrını ailenin genç bireylerine öğreterek ileride pek çok kişiye yardımcı olmayı hedefliyor. Dokuz kuşaktır bitkileri kullanarak cilt sorunlarına karşı doğal reçeteler hazırlayan ve aileden gelen Herbalist Leyla Çabuk İskoçya’da öğrendiği yöntemle bitki karışımlarını zamana karşı dayanıklı hale getirmeyi öğrenmiş. Bu Karşımları saç dökülmesi,egzama,sivilce ,mantar,tüylenme,selülit,aşırı kilo ve çatlakları olan kişilere uygulayan Çabuk ilk uygulamadan sonra farkın hissedilmeye başlandığını belirtiyor. Çabuk Şaşkınbakkalda’ki merkezdeki uygulamaları ve nasıl sonuçlar aldığını ve bitkisel ürünler hakkındaki bilgilerini cnnturk.com ‘a anlattı.
Saç dökülmesi ile başlayalım… Leyla Çabuk:”Aileden kalıntı olarak geçiyor saç dökünlemesi,sivilce ,egzama Yeni dökülmeye başlamışsa saçlar,üç kere bitki karışımı uygulamak yeterli.Yağlı saçlar çok dökülür.En çok dökülen kişide ise 30-60 günde dökülme duruyor.
Uygulamada önce derinin dibi dezenfekte ediliyor. Bu işlem yağ, bakteri, mantar hepsini alıyor. Sonra bitki lapası haftada bir uygulanıyor. 30 dakika süre ile saçta kalıyor. Fazla durursa yakmaya başlar zaten. Yıkayıp kuruttuktan sonra da ısırgan sürülüyor. Esas saçtaki sorunu gideren de bu… Haftada üç kere ise saç yıkanıyor özel sabun ve şampuan ile. Sabah ve akşam da sarımsak ve kekik sürülüyor sırasıyla.
Daha sık yıkanıp uygulama yapılırsa daha da çabuk sonuç alınır. Kimi iki, kimi üç sefer de sonuç alır. 60 gün sonra dökülme durur, saçım dolgun olsun dersen devam ediyorsun. Çok açıklık varsa gözenek yok olmuşsa tedavi uzun sürer, ama saç çıkar. Altı ayda sonuç alınır…
Her hafta kafa deri atar yılan gibi. Bitki lapası ve ısırgan deriyi harmanlıyor alttaki deri harekete geçiyor ve hücre de çalışmaya başlıyor. Sedef, saç kıran ve egzama olanın başı akar. Kulak arkası, ensede çatlak oluşur ve sıvı gelir; yapışkan bir yapıda, zamk gibi. Hani sivilceyi sıkarsın da bir su gelir ya, onun gibi. Sadece bu üç hastalıktan sıvı gelir. Bu sıvı akmadan da bu hastalıklar geçmez. Aynı bitkiyi 100 kişiye koyarsın 4”ünde sıvı gelir. İnsanlar korkuyorlar bilmedikleri için ama korkacak birşey değil…
Ne kadar sürüyor uygulama? Leyla Çabuk: “Kimisinde 6 hafta, 3 hafta kimisinde de 1 yıl sürer. Kiminde damla damla gelir, 1 yıl sürer, kimisinde ise 1 gecede biter. Hep gece akar yalnız Bunun nedeni de önceden görülen tedaviler. Alınan ilaçlar hastalığı bastırıyor ve içeriye hapsediyor. Dolayısıyla her vücudun tepkisi de farklı oluyor. Eskiden çıban çıkardı biz de patlatırlardı, üstüne karasakız ya da lokum veya sabun ile soğan koyarlardı ve içi boşalırdı çıbanın. Şimdi ise hep antibiyotik ile vücuda sokuluyor mikroplar. Sedef ve egzamada hem krem hem ilaçla mikroplar içeri sokuluyor
Vücuttaki sedef de aynı şekilde mi gidiyor? Leyla Çabuk: “Ayak parmağından saçına sedef olanlar var. Vücuda hiçbir şey yapmıyorum sadece saça müdahale ediyorum. Bunun akma yeri ense ve kulak arkası. Saçtan aktıkça vücutta da hastalık geçiyor, kuruyup gidiyor. Sedef de genetik. Bir üzüntü, bir kayıp bu hastalığı tetikliyor.
Bir hastalık daha var: Deri kaybı. Bu hastalıkta, saç derisi kayboluyor, çukurlar oluşuyor ve delik delik oluyor; kemiğe kadar iniyor. Dört hasta var elimde böyle. Küçük yaşta geçirilen ateşli hastalık sonrası lenfler iltihaplanır. 18-20 yaşında da hastalık görülür. Bu kişilerde de aynı yöntem uygulanıyor. Bunu da büyüklerinden öğreniyorsun. Yemek yapmayı öğrenmek gibi. Benim ailem yıllardır yapıyor bu işi. Ben de geleneğini bozmadan devam ettiriyorum
İstenmeyen tüylerin dökülmesini nasıl sağlıyorsunuz? Leyla Çabuk: “Tüyü yok ediyor bu uygulama, kanıtlanmış birşey… ÇAPA”da 20 denek üzerinde deneme yaptılar. Üç ayda yüzde 20 azalıyor ve yüzde 38 inceliyor. Bu görüldü. Tüyleri hiç almadan kurtulabilirler, haftada iki üç kere sürerek… Göbek, göğüs, yanak, bel gibi hiç dokunulmamış yerlere tüy bitkisini sulandırıp daha geniş alana yayıp, tüyün dibine daha çok işlemesini sağlarsın ve daha etkili olur. Sürdükten sonra kurumasını bekleyeceksin yalnız. Bacak, kol daha önce alınmışsa mutlaka tekrar alınmalı daha sonra uygulama yapılmalı. Büyüme çağındaki çocukları getiriyorlar. Bir ay sürsünler, tüylerinin rengi değişiyor, açılıyor ve azalmaya başlıyor. Haftada bir de ponza taşı ile peeling yapacaksın sonra da suyunu sürdüğünde ipek gibi oluyor.”
Peki ne kadar süre nasıl kullanılıyor? Leyla Çabuk: “İki ay olur, üç ay olur kullanılacak yere ve tüyün cinsine, hormonların çalışma seviyesine göre değişiyor. Tüy alındıktan sonra bitki koyup, ponzası yapılıyor. İlk uygulamadan sonra kimisinin 20 günde kimisinin 4 ayda çıkıyor tüyü. Hormon dengesine göre değişiyor. Bir seferden sonra fikir belirtebiliyorum. Kimi 3 seans, kimi 5 seans kimi 10 seans geliyor.”
Tüylerden tamamen kurtulduktan sonra ürün hiç kullanılıyor mu? Leyla Çabuk: “Seans araları çok değişiyor. Tüy gittikçe incelip, seyrekleşiyor. Bir de böyle parça parça yok oluyor. Birden bire hepsi çıkmıyor. Bana gelmeye gerek bile kalmayabiliyor, aldırıp bitki sürerek. Sonra da tüy olmayan yer alınır mı? Hiçbir şey yapmaya gerek kalmıyor. Body yapan erkekler de geliyor bana mesela, 5 seansta normal hale geliyorlar.. Daha fazla gelmiyorlar.”
Bu işe nasıl başladınız ve bitkileri bu kadar iyi nasıl tanıyorsunuz? Leyla Çabuk: “Anne tarafımdam geliyor. Eskişehir”de yöntem onaylandığında kökenimizi araştırmaya başladım. Orta Asya”dan geldiğini buldum 360 sene öncesine kadar gidebildim. Neneden toruna geçen birşey bu. Kırıkçı çıkıkçı vardır, para karşılığı yapılmaz…
Annen ne yapmışsa onu söylüyor, sen de onu yapıyorsun. Böyle kalıcı oluyor. 9 kuşak öncesine kadar gidebildim. 65 senedir içindeyim. Bu işi ailede para karşılığı yapan ilk ben oldum. Annem, bir türlü kabul edemedi ve bu nedenle benimle 3 yıl konuşmadı. sonra barıştık. 50-60”larda kapı kapı gidip yapıyordum, 8 sene böyle geçti, iş sahibi oldum. Önce karşıdaydı işyerim sonra da buraya geçtim. 56 senedir yapıyorum bu işi.
Bana yetişemeyenlere, benden sonrakilere de miras bırakmak istiyorum.”
Sizin bu reçetelere ekledikleriniz var mı? Leyla Çabuk: “Annem daha sağdı o zaman. 13 yaşındaydım, Dr. Ziya Konuralp”in akrabası üçüncü derece yanıktı. 40 gün sonra deri düzelmeye ve saç çıkmaya başladı. Konuralp, anneme “tıp üstü bir insansın” dedi. Sonra bana çok destek oldu, beni dışarı götürdü, çok ameliyata seyirci olarak soktu. İskoçya”da yaşlı bir adamın yanına gidip gelmemi sağladı. O adam bana bitki ile bitkiyi dayandırmayı öğretti bana. 5 yıl gittim geldim. Önceden annemler bitkileri dövüyorlardı, sürüyorlardı. Bir hafta sonra suyu kokuyordu. Şimdi ise ısırgan, kekik, sarımsak 50 sene dursun, bozulmaz. Bitkileri nasıl koruyacağımı ve dayandıracağımı öğretti. Benim katkım bu oldu. Şimdi de piyasaya açılmaya karar verdim. 1936 doğumluyum ve geriye miras kalsın istiyorum. Buradan gelen insan faydalansın. Bütün yeğenlerime öğretiyorum”
Bitkileri nasıl hazırlıyorsunuz? Leyla Çabuk : “Turşu gibi kurup bekleterek özünü alıyorsun. Çok bitki sularım Karadeniz”den geliyor. Orası daha bakir… Genelde de yaylalardan toplanır bu bitkler ya da iç bölgelerden; Kıyıdan pek toplanmaz. Yaylalar da içe doğru. Yazın toplarız. Saça konan bitki lapası da sülük gibi. Sülük nasıl pis kanı çekiyor onun gibi… Lapa, saçkıran, egzama ve sedefte su aktıktan sonra bir sivilce bile çıkmaz. Ben doktor değilim yaptığım da kocakarı ilacı. 50 sene sonra Sağlık Bakanlığı bana sertifika verdi. Bugüne kadar yanılmadım. Sadece bazen seans süresi uzayabiliyor. 5 derim 10 seans da geçer.”
Peki hamilelik döneminde uygulama yapılabiliyor mu? Leyla Çabuk: “Bu saydığım hastalıkların çoğu genetiktir, özellikle sedef, egzama, mantar. Hamilelikte kullanınca bebeğin geleceği için de çözüm oluyor”
Peki alerjisi varsa? Leyla Çabuk: “Alerji de geçiyor. Bu ürünleri kullanınca alerji geçiyor. Alerjinin nedeni de o enseden gelen su. Ense kökünden o akınca alerji de kendiliğinden geçiyor.”
Benlere özel bir uygulama var mı? Leyla Çabuk: “Bir seferde bitki ile temizlenir ama önce bakmak lazım. Hepsi ellenmez çünkü..”
Sivilceler için ne yapıyorsunuz? Leyla Çabuk: “Karalahana çiçeği veriyorum, “bitinceye kadar sür” diyorum. Ancak sürülecek alan önce temizlenmeli. Haftada bir, kurudukça da peeling yapmak gerekiyor. Erkekler için kıllar daha sert olduğu için kese varsa yap diyorum. Kanarsa önemli değil, bitki sürünce kanama geçiyor. Daha sonra da yine losyon ve karalahanadan yapılan su sürülüyor. Bir hafta sonra fark belli oluyor. Bir tane sivilce çıkmaz daha sonra… Hazırlayan, uygulayan ve nasıl kullanılması gerektiğini söyleyen benim. Bu nedenle ilk defada belli oluyor sonuç.”
Hormonların en aktif olduğu ergenlik döneminde nasıl? Leyla Çabuk: “Kişiye göre değişiyor. Kiminde hiç olmuyor kimi de 40 yaşına geliyor hala sivilce devam ediyor. Orada mantar sorunu var. Gece sürüyor bu hazırladığımı, güneşte yanıyormuş gibi sıcaklık hissi veriyor. Bu tohum yaka yaka sorunu yok ediyor. Bütün yüze sürdüğün için de sivilce oradan oraya bulaşmıyor ve tamamen geçiyor, yüz temizleniyor. Sivilcelerle beraber, siyah nokta, leke ve gözenekler de gidiyor.”
Doğum ve güneş lekeleri? Leyla Çabuk: “Sivilce için verdiğim karışım uygulanıyor. Bu uygulama ile deri akınca lekeler de kayboluyor. Ancak deri akarsa güneşten korunacaksın, güneşe çıkmayacaksın. Özellikle yüzün cildi çok nazik. Güneşe karşı hazırladığım bir krem var, onu öneriyorum.”
Yanığı olanları alıyor musunuz peki? Leyla Çabuk: “Yanık almıyorum. Yüzündeki yanığı çok sorun eden birkaç gençkız kabul ettim şu ana kadar. Küçük bir bölge ise, çok özeldir çünkü. Yanığın yeri çok hassastır ve deriyi tazelemek uzun sürer. Kendim ele alırım onu ve deriye zarar vermeden yaparım. Çatlakları sormadınız…”
Soracağım Selüliti de soracağım Leyla Çabuk: “Çatlağı garanti ediyorum. Ancak zor bir uygulama, çünkü çatlak demek kesik demek.. Tüy dökülmesi için kullanılan bitkiler çatlak ve selülit tedavisinde de kullanılıyor ama farklı uygulama yapılıyor.. Selülit için bitki var yalnız bitki sürmeden önce işçiliği var. Selülit var ise işlem yaparım, ponza taşı ile peelingin ardından bandajla sararım sarkma olmaması için. Sonra “bitki sür” derim. İçeri sıcaklık vere vere eritiyorum yağları. Bandajla bitki içinde kalıyor. Üç ay, iki ay, en fazla beş ay da geçiyor. Yağ kalmadığı, sorunlu bölge harekete geçtiği için tekrar oluşmuyor. Gençler daha çok istiyor…”
Eskiden böyle bir dert yoktu. Şimdi çocuklarda bile var? Leyla Çabuk: “Eskiden insanlar çalışıyordu ve kilo almazlardı. İnsanlar şimdi hep tahıl ile besleniyorlar ve herşey hormonlu. Herşeyi mevsiminde yemek lazım, fazla et, karbonhidrat tüketmemek lazım, çocuklar sebze bilmiyor. Ekmek, un, tahıl var; yürümek, hareket yok. Canını seven artık sebzeye kayıyor.”
Bu uygulamalar esnasında beslenmeye de dikkat edilmesini istiyor musunuz? Leyla Çabuk: “Zayıflama dışında hayır. Onda da bir diyet vermiyorum ama bir günde yediğinizi getirin diyorum. Getiremiyorlar. Ben de bir günde yediğinizin yarısını yiyin diyorum. Daha sonra da tamamen bitkilerden oluşan bir hap veriyorum, iştah kesmesi için. Bitkinin draje hali. Çünkü çay şeklinde kimse içmiyor. Bu hapın yanında da bal veriyorum, halsiz kalınmaması için, bazen de ısırgan tohumu.”
Kansere karşı da evde ısırgan tohumu ile bal kürü yapılıyordu önceden? Leyla Çabuk: “Bunun hazırlanışı farklı ama… Adet sancısı olan ya da adet düzensizliği bulunan gençkızlara da veriyorum. Düzene girene kadar alıyorlar. İlaçla hormon yükleyince vücut tembelliğe alışıyor. Bu yaptığım ise vücudu çalıştırıyor, vücut harekete geçince de sorun kalmıyor.”
Peki kendinize nasıl bakıyorsunuz? Bildiğim kadarıyla taşla yıkanıyorsunuz… Leyla Çabuk: “38 sekiz senedir taşla yıkanıyorum. Nasıl kese yapılıyor bu da ona benziyor. Peeling için verdiğim ponza taşı fakat içinde çimento yok. Doğal; Vücut taşa alıştığında değişik oluyor. En çok elma, domates, biber yani sebze yiyorum. Eti de canım çok çektiğinde yiyorum. Vücudun yakabileceği kadar yemek lazım. Ya yediğini hareket edip yakacaksın ya da miktarı azaltacaksın. Mesela üç ay sarımsak suyu içtim aç karnına, damarlarımı açsın diye; En sonunda kan topları geldi.”
YEŞİL ÇAY MUCİZESİ
Sadece sağlıklı bir içecek değil, aynı zamanda güzellik konusunda da haklı bir ünü var. İnce ve formda, sağlıklı bir beden, pırıl pırıl bir ten ve canlı dinamik ruh hali için herkesi yeşil çayın nimetlerinden daha fazla yararlanmaya davet ediyoruz. ÇAY CİLDİ GENÇ TUTAR
Yeşil çay mucizesini teninize taşımak için kendi yaptığınız bu pratik maskelerden de yararlanabilirsiniz. Temizleyici tonik 1 çay kaşığı yeşil çayın üzerine 10 ml. kaynamış su koyun 5 dakika demlendirin. Soğumaya bırakın. Sonra cildinizi bununla temizleyin. Daha sonra çayın içine batırılmış pamukla cildinizi silin. Bu cildinizin koruyucu tabakasını düzenler, cildi parlatır. Göğüsleri sıkılaştırıyor 4 kaşık süzme yoğurt ve 2 yemek kaşığı yeşil çayı karıştırın. Karışımı göğüslerinizin üzerine sürün, 10 dakika bekletin ve sonra yıkayın. Ardından da cildinizi yine bitkisel kökenli – adaçayı ve kekik yağı gibi cildi sıkılaştırıcı bir yağ ile nemlendirin. Böylece hem cildinizin nem ve yağ dengesini düzenleyecek hem de göğüslerinizin sıkılığını artıracaksınız Yeşil çay niye bu kadar faydalı? Aslında yeşil çay siyah çayla (Camellia sinensis) aynı bitkiden elde ediliyor. Siyah çay oksidasyona maruz kalıyor ve bu da antioksidan özellikteki maddenin yapısının bozulmasına neden oluyor.
Gördüğünüz üzere şifalı bitkilerin tedavi, bakım, güzellik, sağlık kısacası her derda nasıl deva olduğunu artık çok iyi biliyorsunuz.. Hayatınızda şifalı bitkileri eksik etmemeniz dileğiyle,
|