Bazen de hasta insanların ağız ve burunlarına temas etme yoluyla da bulaştığı bildirilmiştir. Hasta bir kişinin öksürüğü ya da hapşırığından çıkan damlacıkların masa gibi bir yüzeye temas etmesinin ardından başka bir kişinin bu masaya elle dokunması, ardından ellerini yıkamadan gözlerine, ağzına veya burnuna dokunması sonucu hastalık kişiden kişiye geçebilir. Hasta kişi, hastalık belirtileri görülmeden 1 gün önceden başlayarak; hastalandıktan sonraki 7 gün ve daha fazla gün boyunca bulaştırıcıdır. Bu da kişinin domuz gribi hastalığına yakalandığını daha henüz öğrenmemişken bulaştırıcı olduğunu göstermektedir. Çocuklar, özellikle küçük çocuklar, potansiyel olarak daha uzun süre bulaşıcı olabilir.

Hastalığa yakalanmamak için ne yapmak gerekir?
İnsanlar için geliştirilmiş bir aşısı henüz yoktur. Hastalıktan korunmak için rutin önlemleri uygulamak gerekir.
Bu önlemler:
• Öksürdüğünüzde ya da hapşırdığınızda ağzınızı ve burnunuzu bir kağıt mendille kapatınız. Kullandığınız mendili hemen çöpe atınız.
• Öksürdükten veya hapşırdıktan sonra ellerinizi bol su ve sabunla yıkayınız. En az 15 ila 20 saniye yıkama önerilir. Alkolle temizleme de tercih edilebilir.
• Ağzınıza, burnunuza ve gözlerinize dokunmaktan kaçının. Çünkü virüs ellerinizle başka kişilerle tokalaşma yoluyla da bulaşabilmektedir.
• Hasta kişilerle yakın temastan kaçının.
• Genel sağlığınıza dikkat ediniz.
• İyi uyuyun, fiziksel aktivitelerde bulunun, stresten kaçının, bol sıvı alın ve iyi beslenin
• Bu hastalıkla kontamine olmuş olabilecek yüzeylere temas etmekten kaçının.
Seyahat eden kişilere DSÖ neler tavsiye etmektedir?
Dünya Sağlık Örğütü uluslararası seyahatlerin kısıtlanmasını tavsiye etmemektedir. Her zaman olduğu gibi hasta olan kişilerin uluslararası yapacakları seyahatleri ertelemeleri ve uluslararası seyahat dönüşü hastalık belirtileri görülen kişilerin ise sağlık kurumlarına başvurmaları konularına dikkat etmeleri istenmektedir. Seyahat eden kişilere enfekte olma tehlikesine karşın kalabalık ve kapalı mekânlardan uzak durmaları ve akut solunum yolları enfeksiyonları olan insanlarla yakın temastan kaçınmaları tavsiye edilmektedir. Hasta olan kişilerle temastan sonra ve bu kişilerin bulundukları ortamlarla temastan sonra ellerin yıkanması hastalık riskini azaltacaktır. Ayrıca hasta insanlar hastalığın yayılmasını önleyici uygun davranışlar sergilemeye davet edilmektedir.(Sağlıklı insanlardan uzak durmak, elleri yıkamak ve öksürükle/hapşırıkla bulaşmayı engellemek için kâğıt mendil ve maske kullanmak).
Tedavisi var mı?
Oseltamivir veya zanamivir kullanımı domuz gribinin önlenmesinde CDC tarafından tavsiye edilmektedir. İlaç kullanımı hastalığın seyrini hafifletmekte ve daha hızlı bir iyileşmeyi sağlayabilmektedir. Bunun yanı sıra ciddi komplikasyonların da gelişmesi engellenmiş olur. Antiviral ilaçlara, semptomların görülmeye başlamasından itibaren ilk 2 gün içinde başlanması gerekir.
Çocuklarda acil tıbbi yardım gerektiren durumlar şunlardır:
http://www.kadinca.net• Hızlı nefes alma ya da solunum güçlüğü
• Mavimsi cilt rengi
• Yeterince sıvı alamama
• Uyanamama ya da uyaranlara cevap verememe
• Huzursuzluk
• Grip benzeri semptomlara ek olarak ateş ve şiddetli öksürük
• Döküntü
Yetişkinlerde acil tıbbi yardım gerektiren durumlar şunlardır:
• Solunum güçlüğü veya nefes darlığı
• Göğüs ya da karın içinde ağrı veya basınç
• Ani baş dönmesi
• Konfüzyon
• Şiddetli bulantı ve kusma
DOMUZ GRİBİNDE (A/H1N1) BEBEKLERİN BESLENMESİ
Bebeğimi korumak için ne yapabilirim?
Grip 2 yaşından küçük bebeklerde daha ağır seyredebilir. Bu nedenle bebeklerin korunmasına özellikle dikkat edilmelidir.
Ellerinizi bol su ve sabunla yıkamaya daha fazla önem veriniz. Bebeğinizi beslerken veya onunla ilgilenirken kesinlikle bebeğinizin yüzüne doğru öksürüp hapşırmayınız. Hasta iseniz mutlaka maske kullanınız ve bebekleri öpmeyiniz.
Anne sütü bebekleri bu hastalıktan korur mu?
Anne sütünün bebekleri hastalıklardan koruyucu etkisi oldukça fazladır. Anne sütü bebeğin bağışıklık sistemini güçlendireceğinden gribin daha ağır seyretmesini de engelleyebilir.
Grip olduğumu düşünüyorsam bebeğimi emzirmeyi sürdürmeli miyim?
Evet, emzirmeye devam etmelisiniz. Çünkü bağışıklık sisteminin gelişiminde anne sütü oldukça önemlidir. Emzirmek, bebeklerin hastalıklarla başa çıkabilmelerine de yardımcı olur.
Hastayken bebeğimi emzirebilir miyim?
Hasta olsanız bile emzirmeyi kesmeyiniz. Bebekler en az 6 ay boyunca ek olarak su bile verilmeden anne sütü ile beslenmelidir. Eğer emziremeyecek kadar hastaysanız, pompa ile sütünüzü cam bir biberona sağıp bebeğinize verilmesini sağlayınız.
Bebeğim hasta ise emzirmem doğru mudur?
Hasta olan bebeğiniz için yapabileceğiniz en faydalı şeylerden biri onu emzirmeye devam etmektir. Bebekler hasta oldukları zaman, daha çok sıvıya ihtiyaç duyarlar. Anne sütü diğer sıvı gıdalardan çok daha faydalıdır. Eğer bebeğiniz ememeyecek kadar hasta ise sütünüzü damlalık kullanarak vermeyi deneyiniz.
Emzirirken antiviral grip ilacı almak doğru mudur?
Doktor tarafından tavsiye edilen antiviral grip ilacı kullanan anneler bebeklerini emzirmeye devam edebilirler. Sağlık Bakanlığı -
Domuz gribi aşısı insanlar üzerinde denendi
Çin'de influenza A/H1N1 gribine karşı geliştirilen aşı insanlar üzerinde denendi.
http://www.kadinca.netŞinhua ajansının haberine göre, Çin'de eczacılık alanında faaliyet gösteren Pekin Kışing Biyolojik Ürünler grubu tarafından yapılan testler sonucu, aşının insanlar üzerinde "güvenilir ve güvenli" olduğu açıklandı.
Kışing Biyolojik Ürünler grubu Genel Müdürü Yin Veydong yaptığı açıklamada, gönüllüler üzerinde yaptıkları deneyler neticesinde herhangi bir olumsuz yan etkiye rastlamadıklarını ve gönüllülerin bulgularının üç günlük gözlem süresi boyunca olumlu yönde geliştiğini kaydetti.
Başlangıç deneyleri kapsamında aşının "güvenilir ve güvenli" olduğunu belirten Yin, şirketin, Ağustos ayında kamuoyuna aşıyla ilgili rapor sunacağını bildirdi.
Aşının 1600 kişi üzerinde denendiğini ifade eden Yin, testlerin iki ay içerisinde tamamlanacağını, 3-60 yaş arası gruba aşıdan 21 gün arayla iki doz vurulabileceğini, 60 yaş üzerine ise tek dozun yeterli olabileceğini kaydetti. 28.07.2009
DOMUZ GRİBİ AŞISINDA TEHLİKE
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, domuz gribi aşısında skualen isimli maddenin Körfez Savaşı Sendromu gibi vücudu tahrip eden oto-immun hastalıklarına neden olduğuna dikkat çekerek, “Aylar öncesinden 20 milyon doz domuz gribi aşısı siparişi veren Sağlık Bakanlığı’nın ısmarladığı aşıda Amerika’da yasak olan bu adjuvan madde skualen var mı?” dedi.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, domuz gribi aşısının çok tehlikeli olabileceğini bildiren haberlere her gün bir yenisinin daha eklendiğini belirterek, “Grip aşılarına tıp dilinde adjuvan adı verilen ve vücudun aşıya daha fazla tepki vermesini sağlayan maddeler ekleniyor. Alüminyum ve skualen bunlar içinde en çok kullanılanlar” dedi.
Aşılara adjuvan eklenmesinin teorik olarak mantıklı olduğun belirten Prof. Dr. Küçükusta, bu sayede kısa zamanda az sayıda virüsle aşı üretmek ve böylece de daha az virüs antijeni ile daha çok insanı aşılamanın mümkün olduğunu söyledi. Ancak bu işlemin çok tehlikeli yan etkilerinin de olduğunu söyleyen Prof. Dr. Küçükusta, “Bu sebeple de Avrupa’da üç çeşit aşıda skualen kullanılıyor olsa da Amerika’da bu maddelerin aşılara eklenmesine kesinlikle müsaade edilmiyor. Oysa medyada domuz gribi aşısı üreten şirketlerin en az ikisinin hazırladıkları aşıda adjuvan kullanacakları haberleri yer aldı” dedi.
http://www.kadinca.netSAĞLIK BAKANLIĞI'NA DOMUZ AŞISI SORUSU
Skualen’in besinlerle sindirim sisteminden vücuda girmesi halinde hiçbir sorun olmayacağını ancak aşılarda verilmesinin yan etkilere sebep olduğunu kaydeden Küçükusta, Körfez Savaşı Sendromu gibi vücudu tahrip eden oto-immun hastalıklara neden olduğunu açıkladı. Küçükusta, “Aylar öncesinden 20 milyon doz domuz gribi aşısı siparişi veren Sağlık Bakanlığı’na birkaç sorum var. Aşı hangi firmadan alınıyor ve bunun için kaç lira ödenecek? Sağlık Bakanlığı’nın ısmarladığı aşıda Amerika’da yasak olan bu adjuvan madde skualen var mı? Eğer varsa Sağlık Bakanlığı’nın skualenin emniyeti konusundaki fikri nedir?” sorularını yöneltti.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Çok insan hastalanacaktır, buna hazırlıklı olalım” dedi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, domuz gribinin önümüzdeki aylarda bütün dünyada çok hızlı bir şekilde yayılacağını belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Kosova Sağlık Bakanlığı arasında “Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Anlaşma” imzalandı.
Bakan Akdağ, bakanlıkta gerçekleşen imza töreninin ardından bir gazetecinin “Sağlık Bakanlığınca bundan birkaç ay önce yapılan bir açıklamada, hac döneminde domuz gribi ile ilgili olarak bazı önlemlerin alınmasının söz konusu olduğu söylenmişti, nasıl önlemler alınması gerekiyor?” şeklindeki sorusuna, şu yanıtı verdi: “Bu husustaki uygulamalar, Dünya Sağlık Örgütü ve hac konusundaki sağlık meselelerini yöneten Suudi yetkililerin temel yönlendirmeleri doğrultusunda yapılacaktır. Henüz kesinleşmiş kararlar mevcut değil. Bu kararların kesinleşmemiş olmasının en önemli nedeni, hastalıkla ilgili verilerin henüz toplanıyor olmasıdır. Ayrıca hastalığın aşı ile ilgili gelişmelerinin de henüz tamamlanmamış olmasıdır. Önümüzdeki bir ay gibi bir sürede bunlar netleşecektir. Biz de vatandaşlarımızı koruyacak biçimde kararlarımızı Diyanet İşleri Başkanlığı ile birlikte vereceğiz. Konuyu çok yakından takip ediyoruz.”
Bakan Akdağ, domuz gribine ilişkin başka bir soru üzerine, “Bu hastalık, bütün dünyada önümüzdeki aylarda çok hızlı bir şekilde yayılacak. Burada önemli olan kendi ülkemiz açısından bu yayılmayı yavaşlatmak, riskli grupları iyi korumak, onları aşılamaktır. Ne yapacağımızı bilmektir. Çok insan hastalanacaktır, buna hazırlıklı olalım” dedi. Hastalık konusunda bakanlık ve yerel sağlık birimlerinin vatandaşları bilgilendirmeye devam ettiğini vurgulayan Bakan Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Koruyucu tedbirleri çok iyi alacağız. Bulaştırmamak için ellerimizi çok iyi yıkamamız gerek, diğer koruyucu tedbirleri iyi alacağız. Bir de Sağlık Bakanlığı ve yerel sağlık yöneticilerince yapılan uyarıları takip edeceğiz. Süreç içinde bu uyarıların niteliği değişebiliyor. Her türlü iletişim mecrasını kullanarak özellikle basın aracılığıyla halkımızı aydınlatmaya devam edeceğiz. Artık domuz gribi ile ilgili bir hasta gördüğümüzde, bunu çok özel bir durummuş gibi görmekten vazgeçmeliyiz. Bu hastalık bütün dünyada yayıldı, biliyoruz ki kış mevsiminde yayılma çok hızlanacak.” Sağlık Bakanı Akdağ, Tekirdağ'daki sel felaketinin ardından içme suyunun kullanımına yönelik soruya ise “Böyle zamanlarda, o bölgedeki mahalli yöneticilerimiz, il hıfzıssıhha kurulu ile birlikte bölgeye veya şehre ait gerekli tedbirleri halkımıza iletiyorlar. Genel anlamda içme suyu ile ilgili bir sıkıntı olmamasına gayret ediyorlar. Suların klorlanması ile ilgili hassasiyetler artırılıyor. Gerekli uyarılar il içinde vatandaşlarımıza yapılacaktır” yanıtını verdi.
Ekim'de 10 Milyon Domuz Gribi Aşısı Geliyor
Domuz gribine karşı daha önce risk grubundaki 10 milyon kişiyi aşılama kararı alan Sağlık Bakanlığı, ilk partisi Ekim başında gelmesi beklenen aşının daha fazla sayıdaki kişiye yapılabileceğini açıkladı. Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, 2 firmanın H1N1 aşısını Eylül sonundan itibaren üretecek duruma geleceğini söyledi. Domuz gribi pandemisine ilişkin hazırlıklar ve yürütülen çalışmaların Pandemi İzleme Bilim Kurulu ile birlikte şekillendirildiğini anlatan Buzgan, bu kurulun aldığı karara göre ülkede domuz gribi aşısı yapılması gereken 13 milyon kişi bulunduğunu bildirdi. Ülkelerin üretimi sınırlı olan aşıya ulaşabilmek için bir yarış içinde olduğuna dikkati çeken Buzgan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın firmalarla bizzat görüşerek aşının temini konusunda gereken garantiyi aldığını belirtti. 2 doz halinde uygulanacak aşının ilk partisinin Ekim başında Türkiye'ye ulaşmasının beklendiğini açıklayan Buzgan, uygulamanın en yüksek risk grubundan başlanarak yapılacağını söyledi. Bilim kurulunun, öncelikli risk grubu olarak gebeleri, 6-35 ay arasındaki çocukları, diyabet, KOAH, kalp hastalığı ve bağışıklık sistemi yetmezliğine sahip kronik hastalığı olanları, sağlık personelini, elektrik, doğalgaz ve ulaşım hizmeti gören kritik görevlerdeki kamu personelini, asayiş kuvvetlerini ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını belirlediğini kaydeden Buzgan, aşının yetişmesi halinde hacı adaylarının da bu gruba dahil edileceğini söyledi. İlk etapta risk grubundaki asgari 10 milyon kişinin aşılanması kararı alındığını, ancak bu sayının artırabileceğini bildiren Buzgan, ''Sipariş verilen 20 milyon dozun 3'te 1'i yılsonuna kadar, geri kalanı da 2010 başında teslim alınacak. Belki ilk dozu hemen, 2. dozu daha sonra yapabiliriz. Türkiye aşı sıkıntısı yaşamayacak'' diye konuştu. Üretimi sınırlı olduğu için H1N1 aşısının ilk etapta eczanelerde satılmasının beklenmediğini kaydeden Buzgan, ''Belki 2010 yılının 2. yarısında piyasada satılabilir'' dedi. Buzgan, mevsimsel grip aşısı ile H1N1 aşısının birlikte yapılmasında bir sakınca olmadığını da bildirdi.
Son Dakika
Sağlık Bakanlığı, Ankara'da bir ilköğretim okulunda, yakın dönemde yurt dışı seyahatinden dönen, öğrencilerle teması olan ve hastalık belirtileri ortaya çıkan bir öğrenciden alınan numunede pandemik A (H1N1) virüsü tespit edildiğini bildirdi.
Böylelikle ülkede vaka sayısının 477'ye, yerli vaka sayısının da 160'a ulaştığı açıklandı.
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, şöyle denildi: "Ankara'da bir ilköğretim okulunda, yakın dönemde yurt dışı seyahatinden dönen öğrencilerle teması olan ve hastalık belirtileri ortaya çıkan bir öğrenciden alınan numunede pandemik A (H1N1) virüsü tespit edilmiştir. Böylelikle ülkemizde vaka sayısı 477'ye ve yerli vaka sayısı da 160'a ulaşmıştır."
Öğrencinin genel durumunun iyi olduğu, evinde izole edilerek tedavisine başlandığı kaydedilen açıklamada, "Bu vaka ile temaslı olan kişilerden alınan numuneler ulusal referans laboratuvarımız olan Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi viroloji laboratuvarında çalışılmakta olup sonuçları kamuoyu ile paylaşılacaktır" bilgisine yer verildi.
Okul tatil edilmedi
Ankara Valisi Kemal Önal ise bir öğrencide domuz gribi virüsüne rastlanan Özel Bilkent İlköğretim Okulu'nda eğitim ve öğretimin devam edeceğini, şimdilik okulun tatil edilmesinin söz konusu olmadığını bildirdi.
Önal, yaptığı açıklamada, domuz gribi virüsü tespit edilen 7. sınıf öğrencisi B.T'nin temas ettiği öğrencilerin 7'sinden alınan numunelerin Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'ndeki laboratuvarda incelendiğini, bununla ilgili sonuçların henüz alınmadığını söyledi.
Söz konusu okulda eğitim ve öğretimin devam edeceğini belirten Önal, "Şimdilik herhangi bir tatil söz konusu değil" dedi.
Öte yandan, Özel Bilkent İlköğretim Okulu'nun internet sitesinde yer alan açıklamada da, okulun yarın tatil olmadığı bildirildi.
Ankara İl Sağlık Müdürü Mustafa Aksoy da, ilköğretim okulu öğrencisi B.T'de hafif burun akıntısı olduğunu, ateşinin bulunmadığını ve genel sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi.
Aksoy, Özel Bilkent İlköğretim Okulu öğrencilerinden 45 kişilik bir grubun geçtiğimiz haftalarda İskoçya'ya, daha sonra da Kapadokya'ya gittiklerini belirtti.
Domuz gribi virüsü tespit edilen B.T. ile aynı virüsü taşıdıkları şüphesiyle alınan numuneleri Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'nde incelenen 7 öğrencinin genel sağlık durumlarının iyi olduğunu anlatan Aksoy, "Domuz gribi virüsü saptanan çocukta hafif burun akıntısı var. Ateşi bile yok. Genel durumu iyi" dedi.
Ankara'da domuz gribi vakasının daha önce de görüldüğünü kaydeden Aksoy, "Bunda abartılacak bir durum yok. Bizim endişemiz virüsün şekil değiştirerek saldırgan hale dönüşmesi. Virüste şekil ve karakter değişikliği olmadığı sürece herhangi bir endişe duymuyoruz" diye konuştu. 14.10.2009
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI 15/10/2009 Tarihli Açıklama (Saat 17:00)
Ankara da bir ilköğretim okulunda bir öğrenciden alınan numunede pandemik A (H1N1) virüsü tespit edildiği 13.10.2009 tarihli açıklamamızla duyurulmuştu. Bu gelişme çerçevesinde vakanın yakın temaslılarına ulaşılmış ve alınan numunelerde aynı okulla ilişkili ilk vaka da dâhil olmak üzere toplam 16 vaka pozitif olarak tespit edilmiştir. Bu vakalardan 13’ü öğrenci, 2’si veli ve 1’i öğretmendir.
Böylece toplam vaka sayımız 492’ye ulaşmıştır.
Tüm vakaların kontrol ve tedavileri evlerinde sürdürülmektedir. Temaslılarına ulaşılmakta ve sağlık kontrolleri yapılmaktadır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI 18/10/2009 Tarihli Açıklama (Saat 20:00)
Diyarbakır' da İki okulda daha domuz gribi...
Bu okullarda 5 süreyle eğitime ara verildi!
18 Ekim 2009 tarihi saat 20:00 itibari ile bugüne kadar ülkemizde tespit edilen pandemik H1N1 gripli hasta sayısı toplam 551’dir. Ankara’da son 5 günde tespit edilen vaka sayısı ise 41’e ulaşmıştır.
Tespit edilen yeni vakaların genel durumları iyi olup takipleri devam etmektedir.
Öte yandan Diyarbakır ilimizde 7 yeni pandemik H1N1 gribi vakası tespit edilmiş olup bu vakaların 6 tanesi öğrencidir. Bu vakaların görülmesi üzerine, Diyarbakır İl Hıfzıssıhha Kurulu 18 Ekim 2009 tarihinde toplanarak 2 okulda (araya hafta sonu tatilinin girmesi de göz önünde bulundurularak) 19 Ekim 2009 Pazartesi gününden itibaren tedbiren 5 gün süre ile eğitim ve öğretime ara verilmesine karar vermiştir. Diyarbakır’daki vakaların da genel durumları iyi olup takipleri evlerinde devam etmektedir.
Hastalığın yayılımını engellemek için grip belirtileri olan çocuklar bu belirtiler geçinceye kadar okula, dershaneye, kreş veya bakımevine gönderilmemelidir.
Ellerin sık sık su ve sabunla yıkanması hastalığın bulaşmasını önlemede en önemli tedbirlerden biridir. Öksürük veya hapşırık esnasında ağız ve burun tek kullanımlık kâğıt mendil ile kapatılmalı ve mendil çöp kutusuna atılmalıdır. Evler ve diğer kapalı mekânlar sık sık havalandırılmalı, özellikle sık dokunulan eşyalar ve yüzeyler temizlenmelidir.
****
19/10/2009 Tarihli Açıklama (saat:19:00)
"19 Ekim 2009 tarihi saat 19:00 itibari ile bugüne kadar ülkemizde tespit edilen pandemik H1N1 gripli hasta sayısı toplam 574’dür.
Diyarbakır ilimizde yeni pandemik H1N1 gribi vakalarının tespiti ve sağlık mazereti sebebiyle okula devamsızlıkların artması sebebiyle durum değerlendirmesi yapılmıştır. Bakanlığımız Pandemi Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda hastalığın yayılım hızını azaltmak amacıyla Diyarbakır il merkezindeki tüm ilköğretim ve ortaöğretim okulları ile dershanelerde eğitim ve öğretime tedbiren 26 Ekim 2009 Pazartesi gününe kadar ara verilmesi Diyarbakır İl Hıfzıssıhha Kurulu tarafından kararlaştırılmıştır.
Diyarbakır’daki vakaların da genel durumları iyi olup takipleri evlerinde devam etmektedir." T.C. Sağlık Bakanlığı
20 Ekim 2009 tarihi saat 12:00 itibari ile bugüne kadar ülkemizde tespit edilen pandemik H1N1 gripli hasta sayısı toplam 582’dir.
DOMUZ GRİBİ İSTANBUL'DA
20/10/2009 Tarihli Açıklama (saat:21:45)
İstanbul ilimizde 30 Nisan - 20 Ekim 2009 tarihleri arasında 245 kişide Pandemik A (H1N1) gribi tespit edilmiştir. 18 yaş altı grupta da zaman zaman pozitif vakalara rastlanmaktadır.
Not: Domuz Gribi Aşıları ANKARA' ya ulaşmış olup MEB tarafından öğrencilerin aşılanmasından önce VELİ' lere yazılı izin alınacaktır. Domuz gribi aşısına sıcak bakmayan velilerin Domuz Gribi Aşısı Nedir? yazımızı okumaları önerilir.
Konya'da Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesine başvuran iki kişide domuz gribi virüsü tespit edildi.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Erayman, Meram Tıp Fakültesinde iki kişide virüs tespit edildiğini belirtti.
Erayman, domuz gribi virüsünün bulaştığı biri tıp fakültesi öğrencisi 2 kişinin tedavi edildikten sonra taburcu edildiğini ancak kontrollerinin sürdüğünü söyledi. Yrd. Doç. Dr. İbrahim Erayman, virüs bulaştığından şüphelenilen bir hastanın da sonuçlarının beklendiğini bildirdi. Sağlık Bakanlığınca bu konuda enüz bir açıklama yayınlanmadı. 21.10.2009
DOMUZ GRİBİNDEN İLK ÖLÜM
Pnömoni (zatürre) teşhisiyle Ankara’daki bir hastanemizde takip ve tedavisi sürdürülen 29 yaşındaki bir vatandaşımız, gelişen ani solunum yetmezliği sebebiyle maalesef hayatını kaybetmiştir. Alınan numunelerde pandemik A(H1N1) virüsü tespit edilmiştir. Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan bu vaka ülkemizde pandemik A(H1N1) sebebiyle kaybettiğimiz ilk kişidir.
24.10.2009 tarihi saat 20.00 itibarıyla ülkemizde pandemik A(H1N1) toplam vaka sayısı 958’e ulaşmıştır.
Vatandaşlarımızın korunma tedbirlerine özenle riayet etmesi, grip belirtileri olan çocukların okul ve dershaneye gönderilmemesi, hastalık belirtisi olanların evlerinde istirahat etmeleri gerekmektedir. Ancak, genel durumda kötüleşme, solunum güçlüğü, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, 5 günden fazla süren ateş, ciddi ve sürekli kusması olan vakaların beklemeden doktora müracaatları büyük önem taşımaktadır.