
Tüketimini son zamanlarda ihmal ettiğimiz, hormonlu veya hormonsuz olanlarını ayırt edemediğimiz lezzetli meyvelerin insan sağlığına faydaları saymakla bitmez. Severek ve sıkça yediğim, bütün beslenme uzmanlarının da ısrarla tüketmemizi önerdiği meyvelerin büyülü dünyasına, geçtiğimiz günlerde İletişim Yayınları'nın çıkardığı "Meyve Ağacından Hikayeler" isimli kitap, daha farklı bakış açısıyla bakmamı ve onları çok daha fazla sevmemi sağladı. Kitapta, meyvelerin klasik tüketimlerinin aksine yemek türlerinden de bahsediliyor. Öyle ki, meyvelerin ızgarasından fırında pişirilmesine, sotesinden yağda kızartılmasına, şurubundan püresine, konservesinden sirkesine, turşusundan kurutmasına kadar ufuk açan birçok pişirme yöntemleri bulunmakta. Kitabı okuduğunuzda ve içinde bulunan yaklaşık 150'den fazla yemek tarifinden herhangi birisini uyguladığınızda eminim sizler de meyvelerin büyülü dünyasından çıkamayacak ve benim gibi kitabın yazarı Sn. Tijen İNALTONG'a teşekkür etmekten kendinizi alamayacaksınız. Gelin, bu bayram bir değişiklik yapıp salatanızı veya yemek çeşitlerinizi meyvelerden oluşan bir menüyle tamamlayın.
MEYVE ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Meyve alırken öncelikle o meyvenin mevsimi olup olmadığına dikkat etmeli. Çünkü her meyvenin doğal olarak yetiştiği bir mevsim vardır ve her meyve o mevsimde lezzetinin doruğundadır. Kış aylarında seralarda yetişen domatesleri nasıl lezzetsiz buluyorsak, zamanından önce olgunlaşması için sera koşulları sağlanarak yetiştirilen meyveleri de, ilkbahar aylarında karşımıza çıkan kirazlar gibi, o kadar lezzetsiz buluyoruz. Eskiden mevsimlerin gelişini beklerken, "Çilek çıksa da yesek" ya da "Şeftali mevsimi gelse de reçel yapsak" derdik. Artık meyvelerin mevsimleri uzadı, kimilerini ise (muz, çilek gibi) hemen her mevsim bulabiliyoruz.
Kimi meyveler dalından koparıldıktan sonra da olgunlaşmayı sürdürse de (Trabzon hurması, muz, avakado gibi) çoğu meyvelerin en lezzetli olduğu zaman dalında olgunlaştıktan sonra toplanmış halidir. Ne yazık ki günümüzde uzak yerlere taşındıkları için meyvelerin çoğu tam olgunlaşmadan toplanıyor. Bu durum özellikle şeftali, kayısı , çilek gibi kokulu meyveler için geçerlidir. Diğer meyvelerin de ne çok yumuşak, ne çok sert olmalarına, normal büyüklükte, ezik veya çürük olmamalarına dikkat edilmelidir.
MEYVE KULLANIMI
Ekolojik olduğundan emin olunmayan meyveler kabuğu incecik soyularak tüketilebilir. Eğer her şeye rağmen kabuğuyla yenmek isteniyorsa bir süre sirkeli suda bekletildikten sonra yenilmelidir.
Meyveler yenmeden veya kullanılmadan hemen önce yıkanıp soyulmalıdır. Rengi kararan (elma, armut gibi) meyvelerin bekletilmesi gerekiyorsa biraz limon suyu eklenmiş suda bekletilmesi olumlu sonuç verecektir.
Meyve sıkılacağı zaman da meyve doğranır doğranmaz suyunun sıkılması ve vitaminlerinden yararlanılması için hemen tüketilmesi gerekir.
Meyvelerin çürük, bozuk kısımları kesilip atılmalıdır.
Kısa sürede tüketilebilecek kadar meyve satın alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki meyveler bekledikçe vitamin ve mineral kayıpları artar. Aynı şekilde, yıkandıkları zaman da kayıplar başladığı için buzdolabında bekletilecek meyveler dolaba konulmadan önce yıkanmamalıdır.
Meyveler sebzelikte bekletilmelidir.
Meyveleri yemeden önce olgunlaşmasını istiyorsanız oda sıcaklığında bekletin.
Özellikle çilek, ahududu, böğürtlen gibi hassas meyveler üst üste durduklarında ezilebilirler. Onları buzdolabında bekletecekseniz tek kat halinde yerleştirmeye özen gösterin.
MEYVE TAKVİMİ
YAZ: Kayısı, çilek, likapa, ahududu, böğürtlen, dut, kiraz, vişne, Hindistan cevizi, incir, mango, karpuz, kavun, şeftali/nektarin, papaya, armut, erik, Frenk inciri, ananas, üzüm, kızılcık, Frenk üzümü, güveyfeneri.
SONBAHAR: Üzüm, armut, elma, kavun, antepfıstığı, badem , fındık, ceviz, üvez, kızılcık, kocayemiş, avakado, ayva, muşmula, güvey feneri, hünnap, iğde, zeytin, karayemiş, Trabzon hurması, keçiboynuzu, kestane, ahlat, alıç, kivi, memengiç, mürver, nar, pikan cevizi, yaban mersini, karamuk, gilaburu, çitlembik.
KIŞ: Armut, elma, muz, limon, portakal, mandalina, kamkat, misket limonu, kuşburnu, avakado, ayva, bergamut, greyfurt, ağaç kavunu, Trabzon hurması, kivi, turunç.
İLKBAHAR: Çağla, malta eriği, yeşil erik, çilek, avakado, çam fıstığı.
AYVALI YAHNİ
(Tokat) - 6 Kişilik
Malzemeler: 3 küp şeklinde doğranmış ayva - 750 gr kuşbaşı et (dana) - 1 çorba kaşığı tereyağı - 1 su bardağı haşlanmış nohut - 1 çorba kaşığı dut pekmezi (üzüm pekmezi de olabilir) - tuz -kırmızı biber - karabiber
Yapılışı: Ayvaları kaynar suya atıp yumuşayıncaya kadar haşlayın ve süzün. Eti yağda hafifçe kavurun, nohut ve ayvaları ekleyip üzerini az geçecek kadar su ekleyin. Kapağını kapatıp suyun kaynamasını bekleyin. Su kaynayınca ateşi kısıp bir saat kadar pişirin. Arzuya göre ateşten indirmeye yakın bir çorba kaşığı pekmez ekleyin ve karıştırıp servis edin. Dilerseniz bu yemeği eti az, nohutu fazla olarak veya etsiz pişirebilirsiniz.
TRABZON HURMALI CEVİZLİ SALATA
Malzemeler: Çekirdekleri çıkarılıp ince dilimlenmiş 1 Trabzon hurması - 1/3 paket Akdeniz yeşilliği (maskolin adıyla marketlerde satılıyor) - 1 su bardağı iri parçalara bölünmüş ceviz - 1 demet tere veya su teresi - 1 pembe greyfurt Sos İçin: 1 çay kaşığı portakal kabuğu rendesi - 2 çorba kaşığı portakal suyu - 3 çorba kaşığı zeytinyağı - 1 tatlı kaşığı güçlü aromalı sirke - tuz
Yapılışı: Bu salata için olgunlaşmış, ama tam yumuşamamış hurmaları tercih edin. Dilimlerken çekirdeklerini çıkarın, kabuklarını soyun ve bir kenara ayırın. Greyfurtun kabuğunu soyun, dilimlere ayırın ve her dilimin zarını keskin bir bıçak yardımıyla temizleyin. Sos malzemelerini ufak bir kavanoza koyup kapağını kapatın ve çalkalayarak güzelce karıştırın. Sosu çukur bir kaseye koyun, yıkayıp iyice kuruladığınız yeşillikleri koyup elinizle karıştırarak tüm yeşillikleri sosa bulayın ve servis tabağına alın. Greyfurt dilimleriyle hurma dilimlerini yerleştirin, cevizleri serpip servis edin.
LEZZETLİ SÖZLER
Ağaçta olur kayısı
Yere düşer yarısı
Alacaksan tizce al
Var alacak gayrısı