Giriş |  Kayıt

Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver

13 Oca 2011 15:26

Süper Moderatör
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 14 Kas 2008 15:55
Başlıklar: 18027
Mesajlar: 18974
Çevrimdışı

Osmanlı devrinde son Sadrazamlar
Sadrazamlar arasında köle, çiftlik çorbacısı, Has odabaşı, aşçıbaşı, arabacı, mirahur, kahveci, Zurnazen, Ümmi, , aslen Rus, Hırvat, Çerkes, Gürcü, Arnavut, Boşnak, Bulgar, Rum olmak üzere birçok etnik kökene mensup Sadrazamlar bulunurdu.
Resim


Osmanlı İmparatorluğu’nda “Vezir-i a’zam” ünvanıyla da anılan “Sadr-ı a’zamlar” padişahların mutlak vekili, hükümetin başkanı, iç ve dış meselelerde devleti temsil eden kimseler oldukları için makamları ve şahısları önem arz etmiştir.

Bazıları, padişah kadar, hatta bazen daha fazla güç ve nüfuz sahibi olmuşlar, bazıları ise aksine etkisiz kalmışlardır. Devlet ve milletin mutluluğu ve bekasında veya felaketinde büyük tesirleri bulunan bu kişiler arasında köle, çiftlik çorbacısı, Has odabaşı, aşçıbaşı, arabacı, mirahur, kahveci, Zurnazen, Ümmi, , aslen Rus, Hırvat, Çerkes, Gürcü, Arnavut, Boşnak, Bulgar, Rum olmak üzere birçok etnik kökene mensup Sadrazamlar bulunmaktadır.

Sadrazamların şahıslarından ve icraatlardan tarihlerde bahsedilmekte ise de bunlar dağınık ve ayrı olduklarından ilk defa Osmanzade Ahmed Taib Efendi, Nevşehirli Damad İbrahim Paşa’nın teşvikiyle Sadrazamların biyografilerini içeren “Hadikatü’l-Vüzera” (Vezirlerin Bahçesi) adlı bir eser kaleme almıştır. Bu alanda yapılan ilk müstakil çalışma olan bu esere daha sonra bazı yazarlar zeyller(ekler) yazmışlardır.

Bahsi geçen, “Hadikatü’l-Vüzera” Orhan Gazi’nin büyük kardeşi ve Vezir-i a’zamı Alaüddin Paşa’dan, Mehmed Rami Paşa’ya kadar, Dilaverzade Ömer Vahid Efendi tarafından kaleme alınan zeylde Mehmed Rami Paşa’nın halefi Kavanoz Ahmed Paşa’dan, Nevşehirli Damad İbrahim Paşa’ya, Şehrizade Mehmed Said Efendi, “Gül-i Ziba” ismiyle yine Kavanoz Ahmed Paşa’dan başlayarak Yirmisekizçelebizade Mehmed Said Paşa’ya, Ahmed Cavid Bey “Verd-i Mutarra” ismiyle Ragıp Paşa’dan, Yusuf Ziya Paşa’ya, Abdülfettah Şefkat Bağdadi Efendi, Yusuf Ziya Paşa’dan, Alemdar Mustafa Paşa’ya, Ahmed Rifat Efendi, “Verdü’l-Hadaik” ismiyle Yusuf Ziya Paşa’nın ikinci sadaretinden, Yusuf Kamil Paşa’ya kadar sadrazamlık makamına tayin olunan zatların biyografilerini yazmışlardır.

Bunlar dışında eksik kalan Sadrazamlar ve Son Sadrazam Ahmet Tevfik Paşa ise, İbnü’l-emin Mahmud Kemal İnal’ın “Hadikatü’l-Vüzera”ya yapmış olduğu zeylde( ekte) yer almaktadır.

Bu zeyl 37 Sadrazamın biyografilerini içerir. 2192 sayfa ve 3 ciltten oluşmaktadır. Yusuf Kamil Paşa’dan, Ahmet Tevfik Paşa’ya kadar olan Sadrazamların biyografileri konu edilmiştir. İlk baskıları MEB tarafından “ Osmanlı Devrinde Son Sadrazamlar” adıyla 1955, 1961, 1965’te 14 fasikül olarak basılmış, daha sonra 4 baskı olmak üzere 1969, 1971 ve 1982’de, Dergah Yayınları tarafından gözden geçirilerek tekrar yayınlanmıştır.

Biyografileri verilen Sadrazamlar hakkında geniş ve ayrıntılı bilgiler sunulan eserde, siyasi olaylara da değinilmektedir. Ayrıca her sadrazamın bir veya birkaç fotorafını veren yazar, Sadrazamların el yazılarından örnekler, kullandıkları mühürleri de vermek suretiyle eserine bir görsellik kazandırmıştır. III.cildin sonunda eserin ayrıntılı indeksi bulunmaktadır. Önemli bir siyasi tarih kitabı özelliği taşımaktadır.

Eserin değerini arttıran unsurlarsa ; İbnü’l-emin Mahmud Kemal, babasının vazifesi dolayısıyla devlet adamlarının bulunduğu bir ortamda büyümüş ve genç yaşlardan itibaren başlayan bir memuriyet hayatı sürmüş olması sebebiyle, ünlü kişilerle tanışmış ve sohbetlerinde bulunmuştur. Memuriyet hayatında “Sadaret Özel Mektubi” kalemine kadar yükselmiş olması hasebiyle devletin yazışmalarıyla ilgili bütün evraklar elinin altından geçmiştir. Biyografilerini yazdığı Sadrazamların pekçoğunun yanında bulunmuş, birlikte çalışmış, özel meclislerinde yer almıştır. Dolayısıyla döneminin görgü tanığıdır. Bu sebeple eser sadece bir biyografik kaynak değil, siyasi bir kaynak hüviyetini taşır. Tüm bunların yanında devrinin fikri ve kültürel yapısı hakkında da başka kaynaklarda rastlanamayacak bilgiler verir. Eser bu özellikleri ile Yakınçağ Tarihinin orjinal kaynakları arasında yer alır. İbnü’l-emin Mahmud Kemal eserine “Kemalü’s-südur” isimini verdiğini önsözünde belirtmektedir.


Başa Dön Başa Dön
 
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver
 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz


Aranacak:
Geçiş yap:  

Site haritası

guzel ilahiler | driver | parti organizasyon, parti makanlari | medyum, fal bak